Ana kucağına hasret kalırsın ya
Sadece gözlerini göreyim yeter ki dersin
Kanatlanıp uçasım var
Görüyor musun kutsal toprak?
Çeker varamaz ayaklar prangalı
Heba olursa olsun çiçeğin, yeter ki sen üzülme!
Tanelerimdi yağarken en güzeli, senin nurundu bilesin,
Akarsa aksın dolup dolup taşan, benim gözlerimden süzülsün
Ruhu revanım sakın unutma ki yaşamalısın!
Çarkına feleğin, tuzağına, kadere kızmayasın!
Sağlam durmak lazım dünyada
Ve onurluyum diyebilmek gerekli
Belki dümdüz mantıkla dik kalabilmek
Kaybolmuş tüm haklarını terk etmek
İnsanın ellerinde olmasa da kaderini
Kızgınlığım ne sana ne de kadere
Günahımızı aldılar boş yere
Sağım uçurum solum dere
Gülmez, kaynar kazan gibi yanar içim!
Yürüyorum bir dala tutunmadan
Kollar omuzda
Sokulup uyumak
Yârin her şeyi göze çarpan kalbidir
Dili dilinde lâl
Soluğu ruhunda
Teninde hapsolmuş
Parlak seçkisi umuda tutsak
Şifaya gark olmayı bekleyen,
Yıldızlar aksakallı yorgun
Uykusu taze ferik, fermanı kılıçsız!
Ay sıcaklığında yeşeren kapısı açık
Hüzünlü gelincik susmak ister
Gözyaşları yeşil yağmur
Mutluluk için dökülen
Bereketli olsun tohumlar
Fidan versin toprakları
Çiçekleri olan evleri başka severim
Benim için sadece samimi olması
Evin iki odası beş olsun aldırmam
Ekmeğinin ucu yanık olsa da olur!
Paylaşmayı biliyor mu ona bakarım
Züleyha baştan aşağı iffet
Yedi düvele karşı
Kalbinin vazgeçilmez ilahi gözleri eşlik ediyordu
Allah aşkına kavrulur, küle savrulan
Eşlik edenlerle başlar, yalan dolan çırpınır evinde
İnsan coşacak kinlenecek, öfkesini kusacak
Bağıracak, yerinde tek yumruk olacak,
Ülkenin en acımasız sisteminin çarklarına
Zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır!
Başımı koparsa, kollarımı kökünden kazısa,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!