Ah kalbim yoksa sen değil de ruhum mu, çekip gitmek isteyen?
Amansız bir hastalığın pençesinde kıvranan,
Vakitsiz acıyla, göğe doğru uçmakta
Geçmemiş gibi kalbimde unuttuğu ateşin lekesi!
O bilmiyor henüz ölüyor olduğumu,
Bayılıyorum sana, yaptıklarına
Kimseye sığmaz sevgilerin.
Kim sever bu kadar sınırsız sayıda?
Merhamet edersin şu yaralı yüreğe
Gömülür acılar sızlamasın
Kanımı içtiler kadeh kadeh
Testiyle uzattım hepsini
İçin için bitirin
Yeniden doğmanın göbeğini kesmişim
Piramide tırmanmak kolay
Şekilci olman, özü görememiş olman senin tercihindir
Gören göze, hisseden kalbe, dokunan resimleri vardı,
Apaçık ulu orta, meydan okuyan gerçekler vardı
Ruhun görebilir, güzelliğin tarihçesi insana hitap ediyordu
Aklın bilinç düzeyini kullanmana fırsat tanımayan,
Sancıyan girdapları var yaraların
Kanları, kabukları küf tutmuş
Unutulmaz!
Geri gelmez ilişiverir yakasına
Her geçen gün kirpiklerin
Kıyısından
Issız gemiler geçer gözlerimden
Şarkılar söyler omuzlarımda martılar
Dalgasızdı denizimiz sessiz
Yeşersin sevdiğim gözlerimiz
Ağladım, çıldırdım ağardı gece
Gecemize yıldız olan sensin sen!
Dudakların sevinci yar
Közün içimde dışımda
Dalımda yumulmuş tomurcuğun var.
Nar-ı şulesinde lâl
Velev ki ben ölmüşüm de haberim yok
Cennet olsun ovalar, dağlar yeşersin isterim
Kil dökerim, kükürt serper üzüm tutan bağına
Demet demet başak toplar, tohum eklerim toprağına tarlasına
Çilesinde kül olur sırra kadem basarım
Sırra kadem basan canı nerden bulsun?
Ana gibi sever sanırdı
Merhametin cilası solmaz bilir de bulunmaz
Sırtımı dayandığım dağ gibi adam.
Hay ayak tozuna kurban olayım
Kızgınlığım kadere değil
Ah sorma kalbimin gülleri ilikleri
Gülemez kaynar içi dışı yaslı
Yürünür çetrefilli yollara
Yorgunmuş yollar üstelik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!