Ekrem Öztürk 3 Şiirleri - Şair Ekrem Özt ...

Ekrem Öztürk 3

Gerçek zamanla yüreğin zamanı nasıl karışıyor böyle.
Usul bir gülümsemeyle yürüyorum.
Kırmızı bir bulut yüzün.
Bir çınar ağacının gölgesindeyim.
Yapraklar değil, saçların dökülüyor üstüme...
Mavilikte bir görkem.

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

... Anlarmısın sevdam beni...!
Sen yokken üşüyorum ben...
Ben seni öyle deli sevdim ki, tıpkı senin bana, "deli adam" dediğin gibi "deli bir sevdayla" seviyorum seni.
Bana hep deli sevgilim dedin ve bende bana yakışır şekilde "en deli" halimle sevdim seni.
Hani bana nefesim, ömrüm derdim ya sevgilim!
Hani ondan sonra ne olursa olsun dünya yansın umurumda değil demiştin ya!

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

....
Başlarda "O mu beni yıkacak, nelerin üstesinden geldim ben" diyordum.
Şu anda balkonda, biri elimden tutsa da kaldırsa diye bekliyorum.
Hayalini kuruyorum, sarıldım sana ve uzaklara bakıyorum.
Bir varsın, bir yok...!
Nasıl bir imtihan bu?

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

Ve gün gelip sesimi yeniden gökkubbede duyduğunda,
bil ki o an mahşer günüdür;
bir canın, bütün yolları geride bırakıp son kez bir ismin peşine düştüğü andır diyor şair.

O vakitten sonra beni sesimle değil, sessizliğimle hatırlayacaksın.
Ne bir selamın arasında olacağım, ne yarım kalmış bir sohbetin içinde…

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

Sevilmeyi bilmek de, sevgiyi taşıyabilmek de gerçekten insanın karakteriyle, vicdanıyla ve ahlakıyla ilgilidir. Çünkü sevgi yalnızca güzel söz söylemek değil; emek vermek, yanında kalmak, incitmemeye çalışmak, zor zamanda yüz çevirmemektir.

Ahlakı olmayan bir yerde sevgi çoğu zaman sadece ihtiyaç, alışkanlık ya da geçici bir heves gibi kalıyor. Oysa gerçek sevgi; vefayı, merhameti, saygıyı ve sorumluluğu içinde taşır. İnsan en çok da sevdiğine karşı nasıl davrandığıyla belli ediyor kendini.

Belki de bu yüzden bazı insanlar “seni seviyorum” dese bile insanın içinde bir karşılık bulmuyor. Çünkü sevgi, sözden önce davranışta görünür. Vefa yoksa, samimiyet eksikse, sevginin sesi de zamanla boş bir yankıya dönüşüyor.

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

Bu gece yine hastalığım kendini ağır hatırlattı.
Kendimi bir boşluğa bıraktım.
Kadehler dolup, boşalıyor ve ben sadece seni düşünüyorum.
Hastalık ne kadar ağır olsada ne ölüm nede geride bırakacaklarım beni düşündürmüyor.
Kırşehir abdalları, "ah yalan dünya" türküsünü söylerken, dalıp gidiyorum.
Tek düşündüğüm sensin...!

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

Sokağından geçesim,
Yüzünü göresim var.
Üstelik yağmur yağıyor.
Sende ısınasım,
Dünyayı unutasım var…

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

Beni güzel hatırla…
Bu, bir insana bırakılan son mektup.
Ne sitem olsun satırlarında ne de bağıran bir kırgınlık.
Sadece susarak anlatılan bir vedâ.
Varsay ki Kırşehir’in Kervansaray Dağı’ndan kopup gelen bir rüzgârdım;
Kümmetaltı’ndan geçtim, dokundum ve kayboldum.

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

...
Bazen en büyük feryatlar sessizliğin koynunda saklanır. Becerebildiğim kadar saklıyorum hüzünlerimi…
Ne kadar ustaca gizlesem de, gözlerime sinen yalnızlığı kimse fark etmese de, içimde büyüyen bir sızı var. Sensizliğin kenarında buz tutmuş bir kalbin çırpınışı bu. Soğuk, yalnızlığın ta kendisi. Üşümek için artık kışlara gerek kalmadı…
Ben her mevsim sensizlikte, her nefeste senin yokluğunda titriyorum.

Zaman, senin adını unutturmadı. Aksine, her saniye bir hatırayı dürtüyor içimde. Şimdi, sadece geçmişte değil; her anımda hayal olup geçiyorsun içimden.

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

… Uzaktan sevmekti bizimkisi…
Birimiz kafeste birimiz son nefesteydi sanki…  Yaklaşamamak,  yaklaştığında dokunamamak,  dokunsan bile yanına alamamak.
Bizimkisi aşkım duran haliydi.
Ben sana durdum, saatleri sana kurdum. Gülüşümü gelişine sakladım, gelişini belki son nefesime…
Kime seslenirsem sağır…
Ne yana bakarsam bir beyaz duvar…

Devamını Oku