Ferdi Tayfur’un “Kurtuldum” şarkısını dinlerken durup düşündüm.
Yazdıklarımı düşündüm…
Yaptıklarımı düşündüm…
Hissettiklerimi, yaşadıklarımı, yaşattıklarımı düşündüm.
Sonra bir de geriye dönüp baktım.
Baktığım yerde sevgi vardı, emek vardı, sabır vardı…
...Sığ suları en hafif rüzgarlar bile coşturabiliyor.
Derin denizleri ise ancak derin sevdalar.. Derin ve esrarengiz olan her şey susuyor.
Susan her şey derin ve heybetli.
Bizim sevdamızda, o kadar derin ve heybetli.
Gökyüzü kadar seven kadın....!
Gecenin sessizliğini yaşıyor bu adam ve bu kadını, gecenin karanlığı kadar sevdi...
Mayıs yağmurları yıkıyor Yirmiyedi Evler yokuşunu…
Ağır ağır yürüyorum; sanki benimle birlikte bu şehir de yoruluyor, susuyor, eskiyor.
Yağmur yağarken daha çok seviyorum burayı. Çünkü yağmur, insanların sakladığı ne varsa ortaya çıkarıyor. Kaldırımların kirini, göğün pasını, insanın içindeki kırgınlığı…
Başımı çevirip birkaç sokak aşağı bakıyorum.
Seninle kurduğum bütün hayalleri, çamurla birlikte akıp giden yağmur suyuna bırakıyorum.
Sen benim bakışına hasret kaldığım, sesine özlemle bağlandığımsın.
Özlemim,
Hasretim,
Bakmaya doyamadığımsın.
Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın.
Nefretim,
Yazasım Var Yine,
Biraz Sevda Biraz Sitem Biraz Naz..!
Neredesin Yâr..
Desem.
Duyuramam Sesimi..!
Bastığın Yeri,
Birbirini kaybetmiş iki insan gibiyim…
Aynı bedende iki ayrı yalnızlık taşıyorum sanki.
Dışarıda mayıs var;
çiçekler açıyor, kuşlar göğe türküler bırakıyor,
kelebekler telaşsız uçuyor,
Bazen anlayamıyorum.
Aslında bazen değil, çoğunlukla anlayamıyorum.
Ne kadar okusam, ne kadar eğitim alsam, ne kadar insan tanısam da bazı şeyler değişmiyor. Çünkü her insan aslında başka bir dünya. Ve itiraf etmeliyim ki artık yeni dünyalar keşfedecek kadar enerjim de kalmadı.
Bazen birine sevgi verirsiniz.
...
Seçmek, insanın en doğal hakkı ve ben seni seçtim...!
Oy hakkımı kullanmıyorum sana ama sevme hakkımı sana kullanıyorum.
Yüreğim sen dedi ve başkasını görmedi,
seni gördüğüm günden itibaren...
Varsa sen, yoksa sen...
Bir sabah düşün ki..
Görmek için, gözlerin işe yaramadığı. Varmak için, adımların uzaklaştırdığı.
Koku almak için, burunun gerekmediği.
Yaşamak için, nefesin aciz kaldığı.
Sesini duyurmak için, fısıldamaların iş gördüğü.
Öyle bir sabah düşün ki, uykudan uyanmadığın.
Özlersin...!
hem de nasıl özlersin…
Biraz kırgın belki, biraz üzgün…
Belki biraz da pişmanlıkla özlersin…
Bu gecede böyle bir özlem ile seni özlüyorum.
"Sen yeter ki mutlu ol, ben de mutlu olurum" diye, özlemime teselli veriyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!