Ekrem Öztürk 3 Şiirleri - Şair Ekrem Özt ...

Ekrem Öztürk 3

...
Gel ay yüzlüm...!
Bir çerkes kızı edasıyla,
Gel..!
Salına, salına gel...
Gözlerimin içine bakarak, beni sevdiğini söyleyerek,

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

Edip Cansever diyor ya;
"Geçen yıl da Haziran'ın sıcak günlerinde çocuktum böyle, aşıktım. Rüzgarlar yakardı ayak bileklerimi, içimi en güzel sevdalar sarmıştı..."
Geçen Haziran sen yoktun ve ben aşık değildim.
Kendime ait bir dünyada yapayalnız iken sen geldin bir kış günü.
Dışarı zemheri ve kan donduran bir soğuktu.
Haziran gibi sıcak oldu yüreğim, seninle doldu.

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum.
Ah bu özlemin...!
Beynim yorgun, bedenim yorgun, bunca yılı çeken kalbim bile yorgun artık.
Yokluğun çok ağır kadın...! Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun.
Benden geriye mecalsiz bir şey kaldı sadece.
Çok yorgunum.

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

....
"Bana ne yazdan, bahardan...
Bana ne borandan, kardan..."
Kendi derdi derdime düştüm.
Dardayım...
Darda...!

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

..
Dardayım yar, darda ...!
Yokluğunun sınırındayım.
Aramıza yollar girdi, kentler ve toros dağları.
Benim sınırlarım senin yanındır sevgili..
Bilmezmisin.

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

...
Kaç yıl geçti...
Öyle ya da böyle…
Takılıp kalmamak gerek zamana.
Ama ben sana hep yazacağım,
Sen de hep okuyacaksın.

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

Dokunma, kırma kalbimi dedim ama dinletemedim…
Oysa sen, en küçük sızıda bile içine kapanan
o ürkek yanımı en iyi bilen değil miydin?

Sevgiyle yoğrulmuş, merhametle büyümüş bir kalbi
acıya alıştırmak hangi vicdana sığardı…

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

Senli düş kırıkları var bu kentin.
Yürürken içime batan,
Ardında şafaksız bir gecenin izleri..
Emanet rüzgarın getirdiği türküler,
Umudumun beline dolanmış.
Senli düş kırıkları var bu kentin..

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

....
Uyudum...!
Düşümde seni gördüm.
Uyandım...!
Seni düşündüm.
Seni gördüm, seni tanıdım...

Devamını Oku
Ekrem Öztürk 3

...
ne masum ne de hırçın, bir rüzgarın sesi gibi zaman, içerideyken ninni içindeyken nemli, her anı hazır demli, çabuk gel yarim, acımadan içmeli...!
Ömrümün saatinin alarmı çalıyor...
Vakit belki tamam, belki az kaldı...!
Çabuk gel, an belki bu an, kıvam belki bu dem...!
Tek eksik olan sen...

Devamını Oku