....
"Bana ne yazdan, bahardan...
Bana ne borandan, kardan..."
Kendi derdi derdime düştüm.
Dardayım...
Darda...!
..
Dardayım yar, darda ...!
Yokluğunun sınırındayım.
Aramıza yollar girdi, kentler ve toros dağları.
Benim sınırlarım senin yanındır sevgili..
Bilmezmisin.
...
Kaç yıl geçti...
Öyle ya da böyle…
Takılıp kalmamak gerek zamana.
Ama ben sana hep yazacağım,
Sen de hep okuyacaksın.
Dokunma, kırma kalbimi dedim ama dinletemedim…
Oysa sen, en küçük sızıda bile içine kapanan
o ürkek yanımı en iyi bilen değil miydin?
Sevgiyle yoğrulmuş, merhametle büyümüş bir kalbi
acıya alıştırmak hangi vicdana sığardı…
Senli düş kırıkları var bu kentin.
Yürürken içime batan,
Ardında şafaksız bir gecenin izleri..
Emanet rüzgarın getirdiği türküler,
Umudumun beline dolanmış.
Senli düş kırıkları var bu kentin..
....
Uyudum...!
Düşümde seni gördüm.
Uyandım...!
Seni düşündüm.
Seni gördüm, seni tanıdım...
...
ne masum ne de hırçın, bir rüzgarın sesi gibi zaman, içerideyken ninni içindeyken nemli, her anı hazır demli, çabuk gel yarim, acımadan içmeli...!
Ömrümün saatinin alarmı çalıyor...
Vakit belki tamam, belki az kaldı...!
Çabuk gel, an belki bu an, kıvam belki bu dem...!
Tek eksik olan sen...
.... Biriktirdiğim şeyleri düşünüp sesimin gölgesiyle konuştum:
"Ben artık iyileşmem," dedim,
"En kötüsü de bu, iyileşmeden yaşıyor olmak!"
Nasıl iyi olabilirim...!
Her şeyi elimden alırlar, her şeyi bir bir kaybederim, kaybediyorum korkusu varken.
Kıskanıyorum...!
...
Öyle çok sevdiğim varki;
Çocukların gözlerini sevdim.
İçinde huzuru, mutluluğu yaşattığı için...
Dinmeyecek sanılan fırtınaları sevdim...
Yaşamın her döneminde savaşmam gerektiğini öğrettiği için...
Ben de o sokaktan geçtim yıllar sonra bir gün.
Sessizce, kimseye görünmeden…
Adımlarım ürkekti, kalbim gergin.
Bir an durdum, ama bakmadım…
Çünkü bakarsam kalırım sandım.
Herşey aynı sokakta ama bir tek sen yoktun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!