Yokluğun cehennemin öbür adıdır... diyor, Ahmet Arif
Bir gün yokluğun beni bu hale koyuyorsa, bir ömür yokluğun ne hale kor diyemiyorum.
Hadi bir gün, iki gün yada bir kaç gün...
Ötesi yok, ay yüzlü kadınım.
Sonrası ölüm...!
Varsan sen,
...
İnsanları sevmeyi bıraktığımızda değil; onlardan ümit etmeyi bıraktığımızda kopar bağlar. Veda duygusu da işte o anda başlar.
Bazen seve seve taşıdığın, içinde biriktirdiğin, özenle sakladığın şeyler bir ân gelir…
Ve taşıması güç bir yüke dönüşür.
Bir anı, tatlı bir tebessüm olmaktan çıkar; iç sızlatan bir hatıraya evrilir.
..
İnsan insandan kolay kolay vazgeçmez aslında.
Ama yüklediği anlamdan, verdiği değerden, kurduğu hayalden…
İşte onlardan vazgeçer.
Zamanla anlar ki, “farklı” sandığı o kişi belki de herkes gibidir.
Oysa kendi bakışında büyütmüştür onu, kendi yüreğinde özel kılmıştır.
...
Yarın belki daha güzel olur diye, sabahı beklemeye koyuldum...
Insanlar,
Rüzgar,
Ağaçlar,
Böcekler...
Sabahın bunaltıcı sıcağı, yerini yağan sağanak ile akşamın serinine bırakırken, buz tutmuş bir kavganın galibi gibi görüyorum kendimi...
Dev cüsseli bir adam olarak, minik yüreğim ve cılız sesime yenilmiş söyleyemediğim herşeyi yutkunuyorum.
Sıkıntımı dile getirmiyor, yüreğimin yangınını yağan sağacağın söndürmesi için sırılsıklam oluyorum.
Sen ise sessizdin hemde hiç olmadığı kadar, ben kendimi aşarcasına hırçın.
Beklemeye alışkındım ama bu kez sanki herşey farklı gibiydi. Aklımdan geçen tek düşünce "keşke biraz daha sarsılsaydım " ...
Atma beni okyanus ortasına, sürgün etme beni bir ıssız adaya, yada ne bileyim, çölde susuz bırakma, bir dağ başında yapayalnız koyma.
Beni yokluğunla imtihan etme...!
Beni yokluğuna mahkum edip, öl deme...!
Özlemine, özlem katıp yan deme...!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!