...
Yine gidiyorsun hissi uyandı ve Ankaranın havası gibi kasvete büründüm.
Sanırım bu uzak kalış, ayrılık korkularımı yeniden ortaya çıkardı.
Ben öyle bir haldeyimki,
“kimsenin konuşmadığı bir dil gibiyim, kimsenin inanmadığı bir deli, yazarının bile okumadığı bir kitap,
hiç çalmayacak bir şarkı,
--
İnsan bazen kendinden eksilir…
Ama bunu ilk anda fark etmez.
Bir sözle başlamaz bu eksiliş,
Bir vedayla da bitmez.
Sessizce olur…
Beni güzel hatırla…
Bu, bir insana bırakılan son mektup.
Ne sitem olsun satırlarında ne de bağıran bir kırgınlık.
Sadece susarak anlatılan bir vedâ.
Varsay ki Kırşehir’in Kervansaray Dağı’ndan kopup gelen bir rüzgârdım;
Kümmetaltı’ndan geçtim, dokundum ve kayboldum.
...
Bak yeni gün oldu. Yarın belki daha güzel olur demiştim...
Taa geceden...!
Sabah oldu..
Beni hatırlamadın mı..?
Hani..!
“Gün gelir unutur insan…” diyorlar.
Belki doğrudur.
Zaman geçer, sesler azalır, yollar değişir, hayat yeni yüzler, yeni telaşlar getirir.
İnsan bazı şeyleri unutur…
...
"Seninle sonumuz var" dersen inanırım, ölümlü Dünya , sonu var elbet Seninle sorunumuz yok ki...
Her şeyi zamana bırakalım da, ne kadar zaman kaldı...
Bütün mesele orada...
“Benim gönlüm bir hutbe okumasıni bilene.
Yer seyir gök kubbe, bakmasını bilene...
....
Ben sana gelmem, sen de bana gelmezsin ama bu şehir bizi bir sokakta illa göz göze getiriyor.
Hasret bir bakışta gizli belki...
Ve bu şehrin sokakları, hasret gidermeye adanmış.
Tüm yollar seni bana çıkarıyor.
Ay yüzlüm,
Seni göz kapaklarıma saklamıştım.
Kimse görmesin diye ağlamıyordum...
Ama şiirlerin içinde rastlamışlar, kacak bir sevda damgası vurmuşlar sana....
Ben seni aşikar etmedim sevgili, Mısralar seni de beni de ele vermiş ....
Sen kaldın, ben ise yandım işte yandım...
Bilmediğin bir şey var, seni kaybettiğimde her şeyi kaybedeceğim.
Senin olmadığın her yerin, benim için bir anlamı olmayacağını bildiğim için korkmuyorum... Hiçbir şeyden, ölümden, insanlardan korkmuyorum.
Sadece seni kaybetmekten korkuyorum, seni kaybettiğimde hepsinin kaybedeceğimi bildigimden hiç birşeyin anlamı yok...
Bana meydan okuma aşk...
Ömrü tükenen biri için kaybedecek ne olabilir...
...
Her çiçeğin bir hikayesi olduğunu, Gelmediğin günler içimin gamla dolduğunu,
Belaların gelip hep beni bulduğunu,
Gelişinle güneşimin doğduğunu, Zemheride zambaklarının solduğunu,
Bilmem ki lütfedip hatırlar mısın ?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!