....
Ben sana gelmem, sen de bana gelmezsin ama bu şehir bizi bir sokakta illa göz göze getiriyor.
Hasret bir bakışta gizli belki...
Ve bu şehrin sokakları, hasret gidermeye adanmış.
Tüm yollar seni bana çıkarıyor.
Ay yüzlüm,
Seni göz kapaklarıma saklamıştım.
Kimse görmesin diye ağlamıyordum...
Ama şiirlerin içinde rastlamışlar, kacak bir sevda damgası vurmuşlar sana....
Ben seni aşikar etmedim sevgili, Mısralar seni de beni de ele vermiş ....
Sen kaldın, ben ise yandım işte yandım...
Bilmediğin bir şey var, seni kaybettiğimde her şeyi kaybedeceğim.
Senin olmadığın her yerin, benim için bir anlamı olmayacağını bildiğim için korkmuyorum... Hiçbir şeyden, ölümden, insanlardan korkmuyorum.
Sadece seni kaybetmekten korkuyorum, seni kaybettiğimde hepsinin kaybedeceğimi bildigimden hiç birşeyin anlamı yok...
Bana meydan okuma aşk...
Ömrü tükenen biri için kaybedecek ne olabilir...
...
Her çiçeğin bir hikayesi olduğunu, Gelmediğin günler içimin gamla dolduğunu,
Belaların gelip hep beni bulduğunu,
Gelişinle güneşimin doğduğunu, Zemheride zambaklarının solduğunu,
Bilmem ki lütfedip hatırlar mısın ?
...
Severken kalp sormaz. Aklın direnir, mantığın susar, ama yüreğin çoktan kararını vermiştir bile. Bazen en uzak durman gerekeni seversin. Sebepsiz, zamansız, karşılıksız...
Her şeye rağmen.
Olur da bir gün, onu bir başkasının elini tutarken görürsün. İçin yanar ama yine de seversin. Kalbine söz geçiremezsin.
Gözlerin dolar, dilin susar, ama o hep kalbindedir.
..
Bir gün öyle sessiz gideceğim ki...
Kümbetbaba Sokağı'nın kaldırımları bile fark etmeyecek.
Adımlarımı saymayacak kimse, arkamdan bakan olmayacak.
Şehrin uğultusu bile duymayacak sesimi.
Terk ettiğin o sokağı, ben de terk edeceğim.
Yakın kalmak isterken, soğuk davranabilir mi?
Doğru hareketi yaparsa üzüleceğini bilirken, yine de vazgeçebilir mi yanlıştan?
Aklından çıkmayan birine aşık mıdır?
Doğum gününe aylar olan birinin hediyesini şimdiden düşünür mü?
Onun okumayacağını bildiği halde yazılar yazar mı?
Kalbi ağrır mı geceleri?
...
Eski bir rüyanın izini sürer gibiyim;
bozkırın sessizliğinde,
yitip giden deniz kabuklarımı arıyorum.
Bir zamanlar avuçlarımdaydı hepsi.
Amed’dir adı…
Kimi Diyarbakır der, kimi Diyarbekir.
Ama bilen bilir;
surların içi küncülü çörek kokar,
dışı pasta.
İçi aşk, dışı hayat.
Yıldız yağmuru değildi beklediğim,
Gönlüme, ruhuma...
Beklediğim;
Sadece bilmendi...
Sevgimi ve sana olan aşkımı...!
Mevsim döner,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!