Nihal’im
Nihal’im, sen bendeki suskun toprağın
Gizli dilinde açan bir nazlı tomurcuğusun.
Ruhumun derin kuyularında
Saklı duran ilk cemre, senin adınla üflenir.
Nihal’im: Yorgun Omuzların Risalesi
Omuzlarına yaslandım, Nihal’im,
Üzerinde çağların yorgunluğu vardı,
Sanki bütün suskunluklar
Senin omuzlarında dinlenmiş gibiydi.
Bir ömürdür ellerim bomboş
Yokluğunla dolu doluyum
Seni bulduğum her yerde
Kendimle karşılaşıyorum Nihal.
Ruhumun geceye açılan penceresinde
Nihal’im’in Rızalık Yolunda Risalesi
Nihal’im,
İnsan olmanın özü;
sadece nefes almak, yürümek, konuşmak değil…
Sûrette insan olmak kolaydır,
İÇİMDEKİ NİHAL’İN ŞEFKATİ
(Kendine Dönüş Duası)
İçimdeki şefkatin adı Nihal'im
Adını her andığımda bilirim
Nihal’in sırrına dokundukça,
Belirsizlik gülüverir birden.
Dokunuşun izi buğulanır,
Her temas bir soruya dönüşür.
NİHAL'İM RİSALESİ
(Günümüz Türkçesiyle Mistik Seyr-i Sülük)
I. BAŞLANGIÇ: RUHUN UÇUŞU
Sessiz Çığlıkların Risalesi
Ey hasretin meftunu,
Sesin kalbime vuran bir ney gibi…
O sessizlik ki kulaklarımı sağır eder,
O dokunuş ki tenimi terk etmiş,
Araftayım, Nihal’im,
Ne nefes alabiliyor, ne de ruhumun kanatlarıyla yükselebiliyorum.
Ömrüm bir enkaz, altımda ezilen ben;
Soğuk, açlık ve sessiz çığlıklarla örülü bir labirentte bekliyorum.
Şeytanlar kör, sağır, dilsiz…
"Nihâl’ime Varlık Risalesi"
Ey Nihâl’im,
Sen bir kelime değil, varlığın kendisinde saklı bir sırsın;
Bir tebessümde, bir özlemde,
Gözyaşının en sessiz duasında.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!