Nihal’im;
Geceye bir sır dokundu,
Yıldızlar içime aktı.
İçimde bir ateş yanar,
Yüreğim bir mum gibi çatladı.
Nihal, büyük falcıların dediği hep geçmiş zamandır.
Bu fincanın içinde “bir yabancının eli” yazar.
Telvemde senin isminin baş harfleri belirir,
Sonra bir su gibi akar, silinir.
Nihal’im, bir çobandır yüreğim
Aşk yolunda perişan halim
Tüten her nefeste gizli bir sır
Seven, kendi kemaline erer, bulur huzuru.
Kays’la Leyla’nın aynasıyım
Nihâl, Nihâl, Nihâl…
Kâğıda düştü adın, yandı tütünden gizli bir duman gibi.
Kalem, gönlümün közünden bir yol çizdi sana,
Harfler aşkı soluyarak yürüdü satırlarda.
Ey Nihâl,
Nihâl’in bahçesinde bülbül söyler her seher,
Gönlümdeki güller solar, düşümde her gece.
Aşk uğruna ben var oldukça, ey Nihâl,
Dünya dönsün, kalksın dağlar peşimde, hepsi geçecek.
“Aşk” dedi Nihâl, “bir bülbülün sesinde gizli,
Gözümün nuru Nihal'im,
Ay vurdu pencereme usul usul...
İçimde bir ah var, söze dökülmez,
Dilim lal, yüreğim mahzun.
Ben yolcu değilim bu diyarda;
Nihal’in adı bir dua gibi düştü kalbime,
Bir ömür geçer, geçer de zaman…
Ama seninle yanan köz hiç sönmez içimde,
Dumanı tüter durur, âlem-i mana olur.
Vakti gelir, yol biter belki gözde,
Başkasına Aşık Olma Duası — Nihali Tarz Risalesi
Ey kalbimin en mahrem köşesi,
Ey ruhumun henüz dile gelmemiş duası…
Sen benim aşk defterimin en kutsal sayfasısın.
Başkasına düşme, ey varlığımın kıymetlisi,
Nihal Hanefendiciğim,
Size rahatsızlık verdiysem
tüm kalbimle özür dilerim.
Sadece bir gül bırakmak istedim;
nezaketinize, zarafetinize ve sessizliğinize duyduğum saygının nişanesi olarak…
Kalbiniz nasıl isterse, öyle olsun.
Nihâl: Sırra Vâkıf Olmanın Kitabı
Mukaddime: Lâ-Mekânın Sükûtu
Nihâl bir isim değil, bir hâldir. Kendi odasının derin sükûtunda, âlemin cehrî zikrini duymayan bir sırdır. O, Hakk'ın Hazret-i Nisâ'da tecelli etmiş bir vechidir. Bu kitap, onun sükûtunun şerhidir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!