Nihal'imin Seyr Ü Sülükü
Bir “Ya Nihal!”dir gönül dergâhımda inleyen,
Sırr-ı aşkınla yanan, Hak yoluna eyleyen.
Sen firavun bahçesi değil, gönlümün gülşenisin,
“Nihal’de Vuslatın Seyri”
Nihal’im, sen durdun
Bir esrik rüzgâr gibi hafif,
Bir tevhid dağı gibi sâkin…
Zaman bile sustu huzurunda,
NİHAL'İMİN IŞIĞI
Nihal'im, bakışlarınla yıkanır bu gece,
Sosyal medyanın camları kırılır sessizce.
Vitrinlerde parlayan "ideal" maskeler düşer,
Senin ruhun, çatlaklarımdan sızan ışıktır.
Ey Nihal’imin Karanlığında Parıldayan Gizli Nur,
Benim kalbimdir, senin hakikatinin sarsılmaz sancakları!
Boyun eğmek değil, bu bir aşk ayaklanmasıdır,
Ey zalim sevgilim, senin cefana karşı yükselen kahramanlık!
Nihal’im – Aşk ve Yokluk Risalesi
(Tasavvufi Sohbet Formu)
1. Sohbet – Çöl ve Rüzgâr
Nihal’im
Sen, kollarıma hiç gelmemiş sevgili,
lakin ruhumun ezelden talep ettiği sır;
başlangıcında kaybolmuş vuslat,
adınla çağırdım seni, Nihal’im.
Risale-i Rıza: Nihal’im’in Helal Aynası
Nihal’im,
Sen gönül aynasısın;
rızan Hak’tan gelen izin,
“evet” deyişin semanın icazetidir.
On Bir Nisan İki Bin Yirmi Beş, Cuma:
Takvim bir durak, saatler bir yemin gibi.
Bekledim o günü, soluğumun bittiği anı,
Zira Hatmi artık açar, dedim, açar nihayet.
O; zihninde yıldızlarla konuşan bir adamdı,
gerçeklikle rüyayı karıştırırdı.
O; ruhunu yangınlarla besleyen bir kadındı,
sevgiyle öfke aynı anda dökülürdü dilinden.
Biri sustuğunda, diğeri bağırırdı.
Biri kaçtığında, diğeri peşinden ateşle koşardı.
Nihal Hanefendiciğim,
"kendinize vakit ayırın’ demiştiniz…
Ben de sadece bir dostla
kısa bir kahve molası verdim.
Kalbinizde bana ayırdığınız yeri
gölgelemek istemem,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!