Savaş bitmeden, ben diz çöktüm.
Çünkü aşkın cephesinde zafer,
Ancak secdeyle kazanılırdı.
Ben öyle öğrendim.
Ve öğrendiğim her şey,
Senin suskunluğunda sırlandı Kadın.
Kalbim iki korku arasında dondu kaldı,
Bir arafta, ne yerde ne gökte.
Açılsam, reddedilme korkusu,
Açılmasam, yok olma endişesi.
Ey Nihal! Bu hal nedir böyle?
I. RIZA
İNSAN denilmez mi,
Akla, mantığa, hakikate yanaşana?
Bilime, fenne kulak verene,
Sevgiyle bakan, merhametle yaklaşan,
Nihal, kumların sessiz çığlığında bir cümbüşüm ben…
Her zerrende binlerce “sen” toplanmış, kendini öyle gizlemişsin ki,
Çölün ortasında bir suret, serapta som bir hakikat…
Gizli bir mabedin ayinsiz rahibesin Nihal.
Ve denizler… Enginlerin gözbebeği, mavinin kalbinde gizli bir inci…
Nihal'im...
Yüzün, seher vaktinde açan
Goncanın utanması gibi,
Bir bakışınla yanar içim
Bin yıllık bir yakarış gibi.
Kalp bir sırdır, ya dili olur Nihâl’in
Dökülür sessizliğe “ben seni” diyen bir nâdîde âh…
Ya da bakışlara tutsak, nefeslere yaslanmış bir hâl
Ansızın ele ele düşer iki âlem bir dokunuşta yakalanmak.
NİHAL'İM, HAYAT DEVAM EDİYOR
(Bir Hürmet Risalesi)
Nihal’ime Aşık Olmak
I. Bab: Nihal’im ve Aşkın Suyu
Nihal’im, seninle bir nehir gibi akıyor zaman,
Sakin, derin, içinde kaybolduğum bir mânâ var.
Nihal’ime: Aşkın Metafizik Yolculuğu
Ey Nihal,
Sen ki, gönlümün semasında doğan sabah yıldızısın,
Ben hiç “aşk” diye bildiğime inanmadım.
Belki bir “göz”de senin bakışının aynasını gördüm,
Karanlıkla Barışın Şiiri
Gecenin koynunda bir ateş yandı,
Söndü sandım, doğdu ışık ardından.
Karanlıkla barışan gönül bilir,
En derin hüzün, en saf sevinçtir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!