I. İnsan Üzerine Bir Ön Söz
İnsana “akıl” verilmişti, ama o akılla yalnızca yolları bulabildi;
kendini bulamadı.
Oysa insan, ne bedende başlar ne de bedende biter.
İnsan, rızasının olduğu yerde başlar;
Nihal'den Öte: Bir Hakikat Yolculuğu
Giriş
Mecazî aşk, kalbe düşen ilk ışıktır;
Bazen bir kadının bakışında parlar,
Sana dokunan iyileşti,
Ama endişe sustu sanma,
Sesini inceltti,
Rüzgâra üfledi Nihal.
Sabahın ilk ışığı sızarken cama,
baktım, güneş doğuyor sandım başlangıçlardan.
Meğer bütün aydınlık,
senin adını fısıldayan ağızdaymış.
Nihal…
İçimde bir güneş doğdu usul usul,
Bir çiçek gibidir o…
Dikenleri seni kanatır ama kokusu sarhoş eder.
Bir yanıyla melek, bir yanıyla çığlık…
Bir bakışıyla kendini cennette zannedersin,
Ama bir gecede cehenneme yuvarlanabilirsin.
Sevmek onun için hayattır ama aynı zamanda savaştır.
Günbatımı Sevdiğime Eğildi
Sen duruyordun,
bir rüzgâr kadar hafif,
bir dağ kadar kararlı…
Zaman bile ses etmedi sana,
NİHALNÂME: SIFIRIN HİKMETİ – Şiirsel Risale
“Hiçliğin ortasında bir nefes var: o nefes Nihal’dir.”
MUKADDİME – Nihal ve Sıfırın Kapısı
"Senin Sevdiğin Şiir Gibi Nihal'im…"
Senin sevdiğin o dizeleri okudum, Nihal'im…
"Üç tarafı sularla çevrili memleket" gibi hissedilen o yalnızlığı…
Ben de hissettim, içimde çınladı.
Sanki her kelimesi seni anlattı bana,
Karanlık bir atlas gibi üstümde taşıdım,
Senin ismin dilimde bir dua, bir sırr-ı ilahî.
Her gece bedenimde bir hicran rüzgârı esti,
Tenimde ayın ıslak ışığı, gülün matemini bildim.
Nihal’de fırtına esti,
Durmak bilmeyen bir yel oldu.
Yüzünü döndü Nihal,
Rüzgârın ıslak öpüşüne.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!