Ev dediğin...
sadece duvar değil be Nihal’im,
birbirimizin içine sessizce çarpan dualardır.
Annem bazen tencerede kaynayan sabır,
babam kapı eşiğinde bekleyen vakar gibi dururdu.
Helva Vakti
(Nihali Tarzda)
Ben bir şehirden sürgün edildim,
Adını telaffuz etmeyen dualar gibi.
Nihal’in ateşiyle yandım can, her zerremde aşkın şerbeti,
Bir yanım ney oldu, üfledin, hem susuzum hem denizim.
Seninle başladı vuslat, bir ince zarafetle,
İçimdeki sırlar döktü saçlarına geceyi.
Nihal'ime Risale
I. Ateş ile Nefes
Nihal’im, o yakıcı anlarda,
Seni sevmekle, senin uğruna boğulmak arasında çalkanır ruhum.
İçimde yanan bir ahın ateşiydi bu,
Nihal'e Dair Bir Şeyhler
Bir Nihal vardı, gönlümün en sırlı konağında,
Bir gün çıkageldi, yüzünde hüznün tozunağında.
“Öldürdüm birini” dedi, “yok et cesedini.”
Sormadım sual, beklentisiz, çıkarsız, hesapsız bir niyazla eğildim önüne.
Nihal'deki Sır
(Bir Hakikat Seyri)
Üç günlük bu fanî yolda yürüdüm,
Her adımda bir perde kalktı önümden.
Bilsen Nihal’im, neler gizliydi ruhta,
Aşkın Kadehinde: Bir Seyr-ü Sülûk Mesnevisi
Yedi Makam, Yedi Hâl, Yedi İçsel Durak
Önsöz: Kalpten Kalbe
Senliğin Fizyolojisi
(Nihali Tarzda Risale)
Ben seni sadece düşüncede değil,
bedende yaşayan bir hatıra gibi özlüyorum.
Ben seni yalnız gönlümle değil…
…tenimle, hücrelerimle sevdim.
Ve seni unutmak —
vücudumun seni nasıl bildiğini yadsımaktı…
Adın düşünce yüreğim ürperiyor hâlâ…
Nihal’im, uykularının ılık nefesinde,
Yarı yolda, bilincin kıyısında buldum seni.
Uzanışın bir dua gibi havada asılı,
Ruhumun en kuytusunda yanan bir mum oldun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!