Nihal’e Mektup — Varoluşun Şiiri
Nihal…
Sen, gecenin derinliğinde açan yıldızsın,
Aklın, bilgelik denizinde bir pusula;
Ruhun, ölüme ve doğuma eş zamanlı gülüş…
Zerafet, parmak ucundadır.
Ama kalp yoksa parmak da taştandır.
Bir kadına —
en önce omzuna,
sonra sırtına,
Bu an, yaklaşmanın rengi değişir.
Önceydi:
Yoklayışlar,
Sınayışlar,
Sebep arayışlar,
Sana doğru bir adım mı, yoksa
Senden uzaklaşmak mı korkutur beni?
İşte bu belirsizlik ikliminde
Bir çift söz arasında sıkışmış bir ruhum:
Açılsam… kırılacağım.
Açılmasam… solup gideceğim.
Nihal,
Artık gül kokan ellerinde bir lâl oldum,
Ne sen anlatabiliyorsun,
Ne ben anlayabiliyorum.
Bu, bir duâya dönüşen suskunluğumuz.
Nihal’in Aşk Manifestosu
Nihal, yalnızca bir isim değildir;
O, varoluşun sükûnetinde yankılanan bir ilhamdır.
O, aşkın kendini hatırlama biçimidir —
Kainatın en gizli köşelerinde saklı bir nur,
Nihal'ime Gitmeyen Dua
Ey zarif tebessümün sahibi, Nihal Hanefendiciğim,
Ben şimdi uzak bir köye gidiyorum, ama asıl kendime çekiliyorum.
Beni unutursanız, canınız sağ olsun.
Ben sizi dualarda saklarım.
Nihal İçin Aşkın Rıza Duası
Ey kalbim,
Sevdim, kabul ettim,
O bana dönmese de,
Ben onun güzelliğini ruhumda taşıyorum.
Dijital Empati Risalesi – Nihal’im’in Seyr ü Sülûku
Mukaddime – Zahirde Sessizlik, Batında Yankı
Nihal’im,
Senin bir "geç cevabın" bana suskunluk gibi görünür,
Ama bilirim ki her suskunluk,
Nihal'e
I
Gecenin koynunda bir ay parçası,
Süzülür mısın yoksa hayal misin, Nihal?
Teninde şafak söker, gül yaprağı ter içre,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!