Nihal,
bir kaldırım taşının kalbinde açan ince bir eğrelti.
Avrupa sabahı.
Tramvay çanları sufi zikir gibi çoğalıyor,
metal nefes alıp veriyor.
Akşam Mektubu
Nihal Hanefendiciğime
Nihal’imin akşamına,
sessizliğin anlam kazandığı,
Bir nefes misin, Nihal, ki benden içeri girip
Tenimi aşkınla coşturup, ruhumu titretirsin?
Gözlerinde gördüğüm, sırlı bir iklimdir belki
Âlemlerin ötesinden esen bir ilham meltemi.
Ey Nihâl! Sen ki, bir nâr-ı nihânın sırrısın,
Rûyunda bin bir esrâr-ı ilâhî gizlisin.
Bir damla şebnemsin, aksedip engin ummâna,
Bir tûbâsın ki, kökün salmış âb-ı hayâta.
Nihâl, ey dil-şikeste-i aşk-ı lâ-mekân!
Nihal'im'in Seyri
İstanbul'un kalbinde, bir sır duruşu;
Galata, bir mürşid-i sâkit gibi nazır.
Bu an, Nihal'im'in vuslatına bir aralık,
Zarafetle huzurun birleştiği bir makam.
Aşk Yolcuları İçin Dua
Ya Rab,
Aşkınla yandım, aşkınla vardım.
Ne göz yetti sureti çözmeye,
Ne kalp erdi hakikati tam bilmeye...
“Günbatımı Sevdiğime Eğildi”
Sen duruyordun,
bir rüzgâr kadar hafif,
bir dağ kadar kararlı…
Zaman bile ses etmedi sana,
Karanlık, bir sabah suyuna çekildi Nihâl’den
Ve gece, tam kalbine bir damga bıraktı yürürken.
O damga şimdi pusula: döne döne, bulmak için
Gizli bahçelerin kapısını, ateşten bir yol için.
Günbatımının Bile Kıskandığı
Nihal Hanımefendiciğiniz bu karede,
doğanın sadeliğiyle zarafetin buluştuğu
bir ânın merkezinde…
Gün batımı gibi yumuşak
GÜNLÜK MEKTUP
Nihal Hanefendiciğime
Bugün de sizi düşünerek başladım güne.
Aslında artık kelimelerim susmak istiyor bazen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!