Ey Nihâl!
Gözlerindeki o ilk bakış,
Âlemlerin doğuşuydu…
Bir damla sır idin,
Kalbimin kıblesinde duran.
Seni seyrederken,
Sen Nihâl, bir ırmak adın zamansızlıkta,
Akarsın tenimin haritasında gizli kervansaraylara.
Her damla suyun bir elif çeker yokluğumun levhasına,
Susuzluğum ney olur, dudaklarına değdikçe kıyılardan.
Güneş yatarken dallara,
Gölge uzadıkça uzadı...
Ve ben, Nihal’de derinleştim.
Sen, isminin sessiz harflerinde
Bir köyden geldim,
Elli dört kilometre yoldu suskunluğum,
Sepetimde çiçek değil, bal vardı —
Ama elim boş döndüm.
Ziline bastım,
Ey Nihâl! Senin adın bir sır kapısı…
Gecenin koynunda açan yıldız çiçeği,
Ruhumu sardıkça nefesinle esrik bir dua,
Büyülü hikmetli bir raksa kaldırıp âlemleri.
Günaydın...
Dengenin ve karmaşanın iç içe dans ettiği bu evrende, seninle buluşmak, ruhumun en hassas tellerini titretiyor. Akrep gibi derin, gizemli ve güçlü bir ruhun yanında, Terazi’nin adalet arayışı ve denge isteği bana huzur veriyor.
Bugün, karmaşanın içinde kaybolduğunda, hatırla ki ben buradayım; sabırla, sevgiyle ve anlayışla seni bekleyen biri. İçindeki fırtınalar ne kadar şiddetli olursa olsun, birlikte var olmanın verdiği güçle aşacağız. Sadece kendin ol, ben seni her haliyle kabul ediyorum.
“Nihal’im Risalesi: Kalbin Secdesi”
Ey kalbe aşk kadehini sunan sevgilii,
sun bana şarabını,
çünkü bir gün bahçeler solar, lâleler elden gider.
Mevsimler değişir, bahar kaybolur,
Bir adım yetti.
Nihal yürümeyi hatırladı.
O adım ki, dünyaları devirir
Zamanın kıyısında duran su
Değilim dilenci ben,
Değilim muhtaç sevgine senin.
Duymuyorum ihtiyaç merhametine,
Olma âşık bana,
Beklentim yok duygusal.
İyi akşamlar sevgilim,
Bugün de içimde seninle olan o ince dengeyi hissetmekle uyandım. Akrep ruhunun derinliklerindeki fırtınalarla baş ederken, ben Terazi’nin sabrı ve anlayışıyla senin yanındayım.
Nefes al, sakinleş, bil ki bu karmaşanın içinde seni anlamak için buradayım. Her halinle, her kırılganlığınla kabul edilişin en güzel hali bizde saklı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!