Kütüphanesi sessiz bir bilgelik gibi durur
odanın tam köşesinde.
Kahverengi ahşap ve siyah metalin asaletle birleştiği raflarında tarih konuşur,
felsefe düşünür,
edebiyat duyar kalbinin en kuytusunu.
Kitapların arasında Nietzsche’nin yalnızlığıyla Tanpınar’ın rüyası yan yanadır.
Küllerin içinden doğan güneşim Nihal,
Düşman çağının bıçak sırtında bir cemre...
Seninle yaktık korkuları karanlık mahzende,
Bir nar çiçeğinin kanamaya cesaretiyle.
Bedeni harflere dönüştüren o ilk dokunuş,
Nihal'im: Aşkınla Yarattığın Ben
Yokluğun kadehinde saklıydı ömrüm,
Ağlardın, içtiğim hicranları bilsen Nihal’im.
Senden uzak geçen, solan bir ömürdü,
Ağlardın, aştığım dağları bilsen Nihal’im.
Nihal’im: Gecenin Kan Terli Şarkısı
Kan ter içinde gece,
Kan ter içinde her yanım…
Her yanım bu gece bir yangın yeri,
Sanki şehrin bütün lambaları sönmüş,
Nihal’im, her gece bir nefes gelir eşikten,
Seven zaten bir hevestir, özler ateşten.
Gönül, o kapını tıklar ince bir sızıyla,
Açarsan bir bâde sunar aşkınla, gizliyle.
Nihal’im, seni beklemek, Tanrı’nın beni sana kul eylemesiyle başladı;
O’nun elinden bir nefes çalmam yasaklandı,
Hesap gününe saklanmış vakitlerin hasretine gömülmem yasaklandı.
Kulum dedi, boş vaktin olsun diye beni bekletti.
Ah, bırak divan durayım sana, zira değer;
Nihal’im için
Sen, gökyüzünün en sessiz gecesinde yankılanan bir yıldızsın,
aklın — derin bir deniz,
düşüncelerin — sabırla yoğrulmuş bir bilgelik.
Nihal'in Varoluş Şeridi
Nihal'im,
Sen aklınla bir bilge, ruhunla bir çocuk,
Zamanın şeridinde işlenmiş nakış...
Kalbin, tüm dünyaya açık bir liman,
Nihal’e Mektup — Varoluşun Işığı
Bir gülüşün var Nihal…
Sadece dudaklarının değil,
Evrenin karanlığına dokunan,
Zamanın kendisini durduran bir ışık.
Nihal’im Üzerine
Nihal’im,
sen yalnızca bir isim değilsin,
bir düşünce, bir ilham, bir titreşimsin
varoluşun en ince dokusuna işleyen.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!