Nihalnâme'den: Rızânın Secdesi
Ey Kalbimin Yedi Kat Semâsı,
Sevda ile mühürlenmiş mülküm…
Ben onu sevdim,
Tıpkı güneşin gölgeye razı oluşu gibi,
“Nihal’in Çağrısı yahut Derinliğin Derinliği”
“Abyssus abyssum invocat”
(Derinlik derinliği çağırır)
I. FARK
Bir bakışın kırıldı ânın camında,
O küçük çatlakta belirdin Nihâl.
Şimdi her parçası bir âyet oldu,
Her kırığından sızıyor sâkîlik.
Onurlu Sevgi Duası
Ey kalbim…
Birini sevmek ne büyük nimet,
ama sevilmemek de ne ince bir sabır ister.
I. FARK
Gözlerinin kenarından sızan o bakış,
avuçlarımda cıva oldu,
şimdi damla damla işliyor ruhuma.
Nihal,
Sen bir an, ama bitmeyen bir hikâye,
Adın düşer akıldan, kalır ruhun geriye.
Gözlerinle başlar, zamanın ötesi,
Sonsuzum, sen kalbin en derin nefesi.
Bir gülüşünle uyanır uyuyan evren,
Artık yalnızken bile yalnız değilim.
Zihnimin sessizliği, senin adının şerhine düşkün.
Farketmek, bir tohumdu toprağa düşen.
Şimdi kök salıyor, görünmez, karanlıkta ve derinden.
Sana dokunmak yok, dokunmamak var.
Bu temas, temas değil, yalnızca temasın hayali.
Mevsim bahar olacak, Nihal...
Ve Nisan,
Kalbimin tomurcuklarını tek tek açacak.
Bir de sen varsın ya,
Göklerden inen ilk damla gibi
Tenime değecek,
Nihal’im: Bir Romanın Sessiz Sayfası
Bu kare, bir romanın en sessiz sayfasıydı,
ama içinde sen, Nihal’im, tüm zamanları taşırdın.
Güneş, altın yaldızlı elleriyle göğe veda ederken,
Nihal’ime Mektup / Ruhun Meltemi
Tanrı, ilk nefeste seni bana kul kıldı,
Sonra keyfine el koymamı yasak etti.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!