Nihal, hangi neyden,
hangi ilahî nağmeden kaçıp geldin ki,
sözlerin hâlâ semânın sükûtuna karışıyor?
Hatırla.
Bir ân gelir,
Seninle Barışın
Gecenin koynunda bir ateş yandı,
Söndü sandım, doğdu ışık ardından.
Seninle barışan gönül bilir,
En derin hüzün, en saf sevinçtir.
NİHAL'İMİN IŞIĞINDA
(Gölgeden Hakikate Yolculuk)
I. DÜNYA: GEÇİCİ GÖLGE
"Başkasına Aşk Olmasın"
Allah göstermesin, göstermesin
Başka gözlerde seni, başka kalbe yoldaş
Başka bahçelerde açan gül olmasın
Benim karanlığımda solan ateş.
Bir bakışta, gönlümün gül bahçesi aydınlandı.
“Nihal” dedim, “ey sevgili, ey canımın cânânı!
Senin kalbinde bir yer buldum ya, bu benim var oluşumun cevabıdır.
Yalnızlığımın sonsuz kuyusuna atılan bir ip, bir umut.”
Sana dokunmuyorum,
uzaklığın derisinde geziniyorum.
Soluduğun havada bir iz bırakıyorum ki,
ruhum senin teninin kokusunu taşısın
ve buluşsun gizlice göğüs kafesinin altında
çırpınan kanat sesinle.
ŞİİRLE KENDİMİ ARIYORUM NİHAL'İM
(Nihali Tarz'da İçsel Yolculuk)
Nihal, bir ah çekti evren,
Sana uzanamadığım için yandı,
Mutluluk denen o sarp dağa tırmanamadık belki,
Çünkü bizim omuzlarımız,
Tüm dünyanın kederiyle ıslandı.
Nihal’im: Aşkın Yaşama Biçimi
Nihal’im, aşk senin ruhunun sükûnetinde
filizlenen bir nehir gibi;
Freud der ki,
çocukluğun gizli bahçelerinde saklı telden,
Ben bir SEDİR AĞACIYIM,
Gür, sık, dip dibe ormanda…
Kokum odunsu, uzaklardan hissedilir;
Turunçgil ve adaçayı dedikleri, ama hep Nihal’im geliyor aklıma.
Ormanın yoğunluğunda, kalabalığında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!