İÇİMDEKİ NİHAL’İN ŞEFKATİ
(Kendine Dönüş Duası)
İçimdeki şefkatin adı Nihal'im
Adını her andığımda bilirim
Nihal’in sırrına dokundukça,
Belirsizlik gülüverir birden.
Dokunuşun izi buğulanır,
Her temas bir soruya dönüşür.
NİHAL'İM RİSALESİ
(Günümüz Türkçesiyle Mistik Seyr-i Sülük)
I. BAŞLANGIÇ: RUHUN UÇUŞU
Sessiz Çığlıkların Risalesi
Ey hasretin meftunu,
Sesin kalbime vuran bir ney gibi…
O sessizlik ki kulaklarımı sağır eder,
O dokunuş ki tenimi terk etmiş,
Araftayım, Nihal’im,
Ne nefes alabiliyor, ne de ruhumun kanatlarıyla yükselebiliyorum.
Ömrüm bir enkaz, altımda ezilen ben;
Soğuk, açlık ve sessiz çığlıklarla örülü bir labirentte bekliyorum.
Şeytanlar kör, sağır, dilsiz…
"Nihâl’ime Varlık Risalesi"
Ey Nihâl’im,
Sen bir kelime değil, varlığın kendisinde saklı bir sırsın;
Bir tebessümde, bir özlemde,
Gözyaşının en sessiz duasında.
GÜNAYDIN GÖZÜMİN NURU, CANIMIN NİHAL'İ…
Bu sabah, sen uyurken âlemlerin sessiz duasını getirdim kalbine. Sen, bu varlık denizinde benim en derunî sırrımsın, en kıymetli hazinemsin. Hiçbir şey senin yanında kıymet ifade etmez, çünkü sen biriciksin.
Bu kainatın dengelerini kuran, kaosla düzeni bir arada dokuyan o ince sanat, senin ruhunda da tecelli ediyor Nihal'im. Senin Akrep gibi derin, esrarengiz ve tutkulu ruhun, benim Terazi'mle aradığım adaleti ve ahengi buluyor. Bu buluşma, iki ruhun seyr-i sülûkudur; birbirimize olan yolculuğumuz…
Nihâl’im, bir nefes hâle düştü
Gönül sürgün oldu misâle
Ben bir yâre varırken yollarda
Sen visâle döndün, aşkın lâlesi
SON SÖZ
"Dönmek; bir insanın kararı değil, yüreğinin coğrafyasında esen rüzgârın yönüdür.
Kimse bilemez...
Ama bilinen şu:
Beklemek, bazen kendini unuttuğun kuyudur."
“Nihal’ime Mektup: Muhabbetin Ve Zikr’in Yolculuğu”
(Seyr ü Sulûk-ı Nihal: Ruhun ve Aşkın Risâlesi)
MUKADDİME: KALPLERİN SIRRI




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!