Belirsizlik dediğin,
dünyanın rengini yitirdiği yerdir.
Anlam denizlerinden çekildi sular,
yerine işaretler çölü geldi.
Nihal,
Bir ismin oldu Nihal.
Bir sır, dudaklarda gezindi.
Önce bir yalnızlıktı, gizli bir bahçe;
Şimdi bir kapı aralandı ve geri dönülmez oldu her şey.
Sevgi dilsiz kaldı mı, öksüzdü.
Ad koyduk da konuştu.
Her isim, bir hakikat yuvası.
“Biz neyiz?” diye sordum içimdeki karanlığa.
İsmini unutuyorum seninle konuşurken aklıma gelenler:
Aşkım
Canım
Yarim
Hayatım
"Nihâl’im — Vahdetin Aynasındaki Sır"
Ey Nihâl’im, sen varlığın sükûtunda yankılanan bir nağme misin,
Yoksa kâinatın kalbinde atan ilk heyecan mı?
Suyun mânevî kudretinde arınmış, gülün rüyasında tomurcuklanmış,
Aşkın en saf hâlinde billurlaşmış bir remz-i ilâhîsin.
Ey Nihal, aklın şafağı söndü artık,
Kalbimin remizleri düştü damağına.
Ya dilimde bir dua kırılacak saklı,
Ya gözlerim seni çalacak koynundan hırsız gibi.
Bu dönemeçten sonra yol ikiye ayrılır:
Ya açılır bahçem, ya ben yakalanırım gülüne.
Ey Nihal’imin Gölgesinde Saklı Ateş,
Benim kalbimdir senin uğruna yanan kıvılcım!
Tazallüm değil, sana boyun eğmek hayır,
Sana karşı yükselen bu fırtına, ey zalim sevgili Nihal’im!
Nihal’im: İsyanı Zarif
Nihal’im, ismi gibi ince, güzel, hoş bir insandı;
Biçimi, duruşu, davranışlarıyla
Hoşa giden, beğenilen bir hanımefendi…
Dili, konuşması incelikli, nükteli, yumuşaktı;
Nihâl’imin Varlık Risalesi
Bâb-ı Evvel — Adın Kudreti
Ey Nihâl’im, adın
Varlığın ilk nefesi,
Aşkın kudret aynasında yazılı bir dua…
ÜÇ KAPININ HİKMETİ – Nihal’im İçin
(Bir aklın, bir nefsin, bir kalbin sınavından…)
Kapı çaldı…
Nihal’im açtı…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!