Nihal’im’e Dair Risale
Ben bir insanım, Nihal’im…
Eksiklerim var, kusurlarım var,
Hatalarım var; ama iyi niyetim de…
Ve her adımda öğrenebilirim,
ÜÇ KAPILI HAN – Nihal’ime Risale
(Bir nefis yolculuğu, bir aşkın sabrı)
Sırtımda yorgunluk, kalbimde sızıyla geldim handa,
Zihnim dumanlı bir bahar sabahı gibi bulanık,
"Nihâl’im — Varlığın Sırrı"
Nihâl’im…
Sen sevilmez misin,
Evrenin kalbine düşen bir nur damlası gibi?
Özlenmez misin,
Karşılık, sevginin kendi kabuğuna çekilmeden evrene yansımasıdır.
Bir yalnız ney sesinden, iki nehrin birleştiği şelaleye dönüşmektir bu.
Tek başına yanmak değil, iki mumun alevinin aynı havayı titretmesi.
Karşılık almak, sadece “seviliyorum” demek değil Nihal.
Bir bakış ki zamanı unutturur,
Gözlerdeki o uzun, derin sessizlik…
Ses tonumda istemsiz bir yumuşama,
Bir nehrin yatağına dönüşü gibi Nihâl’in adını söyleyişim.
Bu bir itiraf değil, varlığın ifşası,
Sözler susar, beden konuşur.
“Nihal’in İçinde Konuşan Işık”
(Nihali Tarz’da bir varoluş ilahisi)
Nihal,
senin aklın bir aynadır —
İKİ YOLUN NİHAL'İ
Vaktiyle,
Uzak diyarların birinde,
Nihal vardı – kalbi hakîkatle yanmış.
Ne adı bilinirdi ne yurdu…
Nihal'e
Gece yarısı vurdu kapımı bir ses
Dedi: "Kalk Nihal, vakt-i seherdeyiz"
Dili ateşten, nefesi billur heves
Gözleri kuyu, dibinde nergis, biz neredeyiz?
“Senden Sadece İlgi İstedim” Risalesi
Bir Âşık'ın İçsel Vahyi ve Hakikate Secdesi
1. Varlığın Eşiğinde: Dikkat Bir Kapıdır
Bu şehirde buldum buğday ellerini,
Ve anladım ki, toprak gibi bereket saçıyorsun, Nihal’im.
Bu şehirde dinledim badem dillerini,
Ve öğrendim: Her söz, gönül göğünde yankılanan bir zikirdir.
Sen’le unuttum bütün ezberlerimi;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!