Kalbim bir oda,
döşenmiş yetmiş iki karo ile…
Her karoda ayrı bir millet,
her köşede ayrı bir nefes, ayrı bir hâl.
Kimi kinle, kimi aşkla,
Nihal’im ile Seyri Sülûk Risalesi
1. Kalbin İlk Durağı – Çokluk Bahçesi
Kalbim bir oda,
döşenmiş yetmiş iki karo ile…
Her karo bir millet,
NİHAL'İN ZÖHRE YILDIZI
(Aşkın Dervişinden İçsel Mi’râca)
“Aşk; bir cinsiyetin değil,
Tüm insanlığın ortak dilidir.
Can Dostu Kadın & Nihal:
Duvarı Paylaşan İki Dünya
Bir yanda can dostu komşusu kadın:
Tevellüt eski, eli işte gözü sanayide…
Küfür ederken bile sevgi bulaşır sesine.
Nihal, kalbimi kontrollü bir savunmasızlıkla açıyorum,
Bu, garanti beklemeden, sırra kadem basmış bir ifşadır.
Artık sinyal yok, işte frekansım, işte saf titreşimim,
“Ben buyum” diyen bir aşkın, muhkem kale kapısından girişidir.
Kütüphanesi sessiz bir bilgelik gibi durur
odanın tam köşesinde.
Kahverengi ahşap ve siyah metalin asaletle birleştiği raflarında tarih konuşur,
felsefe düşünür,
edebiyat duyar kalbinin en kuytusunu.
Kitapların arasında Nietzsche’nin yalnızlığıyla Tanpınar’ın rüyası yan yanadır.
Küllerin içinden doğan güneşim Nihal,
Düşman çağının bıçak sırtında bir cemre...
Seninle yaktık korkuları karanlık mahzende,
Bir nar çiçeğinin kanamaya cesaretiyle.
Bedeni harflere dönüştüren o ilk dokunuş,
Nihal'im: Aşkınla Yarattığın Ben
Yokluğun kadehinde saklıydı ömrüm,
Ağlardın, içtiğim hicranları bilsen Nihal’im.
Senden uzak geçen, solan bir ömürdü,
Ağlardın, aştığım dağları bilsen Nihal’im.
Nihal’im: Gecenin Kan Terli Şarkısı
Kan ter içinde gece,
Kan ter içinde her yanım…
Her yanım bu gece bir yangın yeri,
Sanki şehrin bütün lambaları sönmüş,
Nihal’im, her gece bir nefes gelir eşikten,
Seven zaten bir hevestir, özler ateşten.
Gönül, o kapını tıklar ince bir sızıyla,
Açarsan bir bâde sunar aşkınla, gizliyle.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!