Nihal’im, seni beklemek, Tanrı’nın beni sana kul eylemesiyle başladı;
O’nun elinden bir nefes çalmam yasaklandı,
Hesap gününe saklanmış vakitlerin hasretine gömülmem yasaklandı.
Kulum dedi, boş vaktin olsun diye beni bekletti.
Ah, bırak divan durayım sana, zira değer;
Nihal’im için
Sen, gökyüzünün en sessiz gecesinde yankılanan bir yıldızsın,
aklın — derin bir deniz,
düşüncelerin — sabırla yoğrulmuş bir bilgelik.
Nihal'in Varoluş Şeridi
Nihal'im,
Sen aklınla bir bilge, ruhunla bir çocuk,
Zamanın şeridinde işlenmiş nakış...
Kalbin, tüm dünyaya açık bir liman,
Nihal’e Mektup — Varoluşun Işığı
Bir gülüşün var Nihal…
Sadece dudaklarının değil,
Evrenin karanlığına dokunan,
Zamanın kendisini durduran bir ışık.
Nihal’im Üzerine
Nihal’im,
sen yalnızca bir isim değilsin,
bir düşünce, bir ilham, bir titreşimsin
varoluşun en ince dokusuna işleyen.
Nihal’im İçin
Nihal’im, sen
bir düşüncenin yumuşak sabahı,
bir bilgelik yıldızının sonsuz ışığısın.
Aklın, gecenin en karanlık anında
Tebessümünle Yıkılan Mabedim
Senin gülüşün,
benim içimdeki bütün duaları geçersiz kıldı.
Benim mabetlerim vardı,
senin adını anmayanların giremediği.
“NİHAL: ARAF’IN IŞIK TÜRKÜSÜ”
(Arafta Yananlar Risalesi – Nihâl)
Ben bir sedir ağacıyım —
göğe Nihâl kokusuyla yaslanmış,
yere "Nihâl" diye kırgın...
Gül ve Sessizliğin Duası
Nihal’im,
Gün doğarken parkta bir gül gördüm,
Ve hemen aklıma düştün…
Her yaprağı, senin zarafetine bir selam,
Nihal’e Ağıt ve Övgü
Nihal’im…
Sen bir bilgelik nehrisin,
Zamanın kıyısında saklı,
Akıltaşıyla ışıldayan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!