Anlamadım, vakit ne çabuk geldi geçti…
Bozuk para gibi harcadım gençlik seni.
Bilemedim ben senin hiç kıymetini,
Bozuk para gibi harcadım gençlik seni.
Geceler uzun, yıldızlar yorgun,
Ne yana baksam, içimde bir hüzün.
Herkes var da, burada bir sen yoksun…
Sensiz tadı yok, buralar suskun.
Canımın içi, uzaklar ne kadar zorlarsa zorlasın yolları
Söküp atamaz içimden seni, kırsalar kolumu kanadımı
Bu can seninle nefes alıyor yoktur bu aşkın asla yalanı
Gözlerim her zaman seni arar, bekler durur yollarını
Aşkın en saf haliyle bağlandım ben senin o güzel ruhuna
Canım Annem’e
Güneşin doğuşunda saklıdır gülüşün,
Dünyayı ısıtan, en sıcak örtüdür şefkatin.
Dizinde dinlenir hayatın tüm yorgunluğu,
Seninle başlar kalbimin en huzurlu yolculuğu.
Hayat dışarıdan gül bahçesi gibi
Diken saklı, içinde sabırla yürümeli
Bir sözle yıkılır, her şey sahip ol diline
Sen sözle vurma, gözle sahip çık kendine
Yedi iklim geçse, mevsim dönse de
Yüreğimde yanan ateş küle dönse de
Bütün dünya karşıma dikilse de
Vazgeçmem yolundan bu böyle biline
Dün bir cemre düştü havaya
Uyandı bağ ile bostan
Kışın susturduğu kuşlar
Ses verdi yeniden candan
Vatanımın kışı, yazı, baharı
Akşam serin olur yaylaları
Yem yeşildir Dörtdivan ovası
Baharı müjdeler çiğdemler
Ciğerlerimiz yanıyor, duman sarar dağları,
Çığlık çığlığa kavrulur, sessizce çam ağaçları.
Geyik yola indi korkudan, Keklik yuvasız kaldı
Yanıyor ormanlar duyun artık bu feryatları
Ne zaman gözlerimi kapatsam,
Dörtdivan’ın yollarına düşer aklım.
Bir söğüt ağacı hatırlar beni hâlâ,
Gölgesinde uyuduğum yaz günleleri ni
Çobanlık yaparken kurduğum hayallerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!