Dörtdivan, dır şiirin özü,
Çetin geçer harmanı güzü
Yaylasında ilham sözün özü
Köroğlu'ndan gelir kalemin izi
Göynük’te tarihin kokusu
Anlamadım, vakit ne çabuk geldi geçti…
Bozuk para gibi harcadım gençlik seni.
Bilemedim ben senin hiç kıymetini,
Bozuk para gibi harcadım gençlik seni.
Geceler uzun, yıldızlar yorgun,
Ne yana baksam, içimde bir hüzün.
Herkes var da, burada bir sen yoksun…
Sensiz tadı yok, buralar suskun.
Ciğerlerimiz yanıyor, duman sarar dağları,
Çığlık çığlığa kavrulur, sessizce çam ağaçları.
Geyik yola indi korkudan, Keklik yuvasız kaldı
Yanıyor ormanlar duyun artık bu feryatları
Ne zaman gözlerimi kapatsam,
Dörtdivan’ın yollarına düşer aklım.
Bir söğüt ağacı hatırlar beni hâlâ,
Gölgesinde uyuduğum yaz günleleri ni
Çobanlık yaparken kurduğum hayallerim
Dörtdivan ayazdı o yıllarda,
Senin yürüdüğün patika hep bahar
Gözlerin sanki dağın gölgesinde doğar
Sen yoksan güneş tenimi yakar
Bayır taşlarında gizli bir duam,
Dargınım sözlerin yalanına
Dilinde bal olup zehir taşıyanlara
Yüzü gülen, gölgesi karanlık insanlara
Dargınım dost görünüp sırtımdan vuranlara
Bir gün görmesem deli olurum deli
Üzmesen artık seni seven şu kalbimi
Ettiğin sitemlerin ne zamanı nede yeri
Baharımı kışa çevirme çok seviyorum seni
Sözlerin, kurşundan da beter…
Yaşattın hep gözyaşı ve keder.
Mateme büründüm, ettin heder…
Sayende oldum derbeder.
Yorgun gönlümde fırtınalar eser
Bir umut arar, bir huzur ister
Sensiz geceler bana olur keder
Dermanım ol ne olursun gel




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!