Öyle özledim ki seni,
Susturamadım içimdeki o çocuksu seni
Yola bakmaktan söndü gözlerimin feri
Bir rüzgar esse acep kokunu getirir mi?
Gece çöker, hayalin bağdaş kurar karşıma
Kargı bayramlar mahallesinde doğdum
Dörtdivan’ın sert ayazında büyüdüm
Köroğlu’nun ayak izlerinde yürüdüm
Bolu dağlarında davar (koyun) sürdüm
Dörtdivan lisesinde okudum yollar çamur
Hayat, rüzgârla savrulan bir yaprak gibi başlar
Doğarız masum, ellerimiz her yanı keşfetmek ister
Gözlerimiz merakla dolu, kalbimiz sevgiyi bekler
Her gülüş bir mucize, her dokunuş bir anı saklar
Gör ki dünya ne cilveler saklar
Kimi gülde, kimi dikenle yaşar
Kimi yokuşları dağla taşla aşar
Kimi düz yolda bile sendeleyip şaşar
Baba evladına koca bir ömür verirde
Evlat babaya ömründen bir gün vermez
Baba evladı için geceler boyu uyumazda
Evlat babası için vazgeçmez uykusundan
Baba evladı için çalışır usanmadan
Sessizce fısıldar geceler aşkın en kuytu dilini
Gözlerin hayalimden gitmez çeker içime beni
Ne kural tanır bu gönül, ne de yasak yolları
Ezber bozuyor varlığın, karıştırıyor akılları
Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan
Hoş geldin ey gönüllere nur olan ay
Rahmetinle dolsun her hâne her saray
Mahzun kalpler sana ederken ilticâ
Şefkatinle sar bizi ya Şehr-i Ramazan
Gönül bağım, dert ortağım,
Hasret ile alnıma yazılanım
Özlemim nefesim sol yanım
Yaradan,a kurban İlvanlım
Yanakları aldan öte balım
Kan kokuyor Kudüs’ün taşlarında
Çocuk çığlıkları yankılanır sokaklarda
Zulümle geldiniz yok yeriniz dünyada
Mazlumun ahı kalır mı hiç yanınıza
Seni sevmek İstanbul,
Sabaha karşı uyanıp yüzünü Boğaz’da yıkamak gibi
Saçların rüzgâr gözlerin ise denizin mavisi
Bir bakışınla asırlık yorgunluğum dindi gibi sanki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!