Kan kokuyor Kudüs’ün taşlarında
Çocuk çığlıkları yankılanır sokaklarda
Zulümle geldiniz yok yeriniz dünyada
Mazlumun ahı kalır mı hiç yanınıza
Seni sevmek İstanbul,
Sabaha karşı uyanıp yüzünü Boğaz’da yıkamak gibi
Saçların rüzgâr gözlerin ise denizin mavisi
Bir bakışınla asırlık yorgunluğum dindi gibi sanki
Bugün takvim bile başka gülümsüyor bana
Gün senin adınla başlıyor bu hayata
Bir ömürlük dilek tut sadece benle sana
İyi ki doğdun, iyi ki varsın benim dünyamda.
Benim Dörtdivan’dır güzel memleketim
Yine de gönlüm düşerdi sena vazgeçilmezim
Bir yel eserdi içimden ta uzaklara hissederim
Kaderim olmasa da inan olurdu tercihim
Çocukluğumun taşlarında vardır izim,
Yandığım gecelere adını yazdım
Bir tek sen vardın dünyayı karşıma aldım
Ne akıl dinledim ne söz geçirdim
Bu kalp seni seçti, geri durmadım
Kara gözlerinde yanar közüm,
Gecenin içinden geçer sözüm.
Kara sevdam, yaralı özüm,
Gönlümde dinmeyen bir hüzün
Tenin geceye vurmuş bir nota,
Kara sevdam, geceme düşen gölge,
Yıldızlar bile küser oldu bu hüznüme.
Adını andıkça titriyor dilim ve bedenim
Yar, sensiz her şey biraz eksik, biraz derin.
Gözlerim ufukta bekliyorum bir bahar,
KARDEŞ
Kardeşin varsa kimseye duymazsın ihtiyaç
Kayıtsız şartsız her derdine olur ilaç
Ne zaman dara düşsen etmez namerde muhtaç
Koşulsuz sever gözetmez asla menfaat
Saat üç buçuk, gece yarısı sükûtu,
Karanlıkta başladı bir kabus yolu.
Kim bilirdi ki böylesi hazin sonu
Alevler değil umutların yok oluşu
Artık bakıyorum ben kendi içime
Kırık kalbimde saklı o gizli hece
Sevda uğruna ömür harcadım ne çare
Ama öğrendim kendini sevmek gerek önce




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!