Betonların arasında, soğuk rüzgar teninde
Bir lokma ekmek bekler mahallenin dibinde
Dili yok ki anlatsın, sığınır insan merhametine
Bir kap yemek ve su bırak emanettir onlar bize
On bir ayın sultanı, kapımızda bir ışık,
Gönüller dua dolu, ruhlar O'na âşık.
Mahyalar parıldar, göğe kurulur sofralar
Sabırla beklenen o kutlu an şimdi çok yakın.
Kalkılır erkenden sabahın nuruyla
Bayramlıklar giyilir neşe ve heyecanla
Cami çıkışı başlar o büyük kucaklaşma
Dargınlar barışır ne güzeldir bayramlaşma
Kapı zili çalınca çocuklar koşar önce
RÜYALARDA SEN
Dün gece ansızın uykudan uyandım
Ürperdim bir an koşup dışarı baktım
Geldi mi? acaba diye yollara daldım
Dün gece ben yine seninle uyandım
Hayat, görünmez bir rüzgâr gibi eser bazen
Fısıldar, savurur, yön değiştirir
Bazen hafif bir meltem gibi ruhumuzu okşar
Bazen fırtına gibi savurur tüm dengemizi
Sessizce esiyor gece rüzgârı
Taşır uzak diyarların sırlarını
Her yaprakta bir özlem saklı
Her köşede unutulmuş bir anı
Sözün kıymeti yok, yalan tahta kurulmuş
Vicdanlar satılık, merhamet unutulmuş
Nice hakikat yol üstünde vurulmuş
Hesabı O görür, bana düşmez der susarım
Bizim köyde bir kadın var, aklı biraz kaçık
Ama gözü pek, dili sivri, sözü de epeyce açık
Ankara’dan gelen hanımları görünce gözleri kısık
Nihayet sonunda geldiler der sarayın gelinleri
Gökten düşen her damlada, bir dua var adınıza
Yirmi canın sesi kaldı, dağların yamacında
Al bayrağım sarsın diye, yıldızlar indi yanınıza
Şehidin var Türkiye, m başın dik olsun daima
Yüreklerinde kor ateşle bekler ana ocakları
Selam olsun toprağa düşen her bir yüreğe,
Ay yıldız nede yakışmış kefensiz gövdelere.
Şehadetle gülümseyen o son tebessümlere
Selam olsun vatan için can veren yiğitlere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!