Yarım kalan dizeler
Dilimde sessiz ağlıyor
Söylenmeyen her cümle
Bir ömür eksik kalıyor
Gittin diye bitmedi ki
Yaşamak bu değil yalnızlık var kalabalıkta
Gün geçtikçe yabancı oluyor insan insana
Bir yürek bulamazsın yaslanacağın omzuna
Yaşamak bu değil beton duvarlar arasında
Yaşım olmuş kırk dokuz elli
Ömür dediğin bir rüzgâr misali
Göz açıp kapamadan geldi geçti
Yolun yarısı çoktan bitti
Saçlara düşen aklar kalır hatıra
Sabah serin, çiğ damlar ota,
Kuzular meleşir karşı yamaçta
Çiğdem uyanır güne ilkbaharla
Yaylada bahar, düş gibi başlar.
Kekik sarar her bir yeşili
Şimdi dönüp bakıyorum geçen yıllarıma
Sevinç de misafir olmuş, keder de yanıma
Ne kırgınlığım kaldı ne de sitemim cihana
Huzur olsun yeter şu yorgun sol yanıma
Ne baharlar gördü gönlüm, ne ayazlar geçti
Gurbet ellerinde tükendi şu ömrüm
Dinmedi fırtınam, bitmedi hiç yüküm
Bir vefasız dost elinden kırıldı gönlüm
Kimselere yoktur artık söyleyecek sözüm
Yorgun düşmüş gönül, kırıldı mızrabım
Sahte gülüşlerinden yoruldum insanların
Maskeler ardında saklı yüzlerden bakanların
Dost gibi görünüp sözüyle hançer vuranların
Sahte gülüşlerinden yoruldum insanların
Yoruldum dost sandıklarımın düşmanlığından
Ne sattım kimseyi, ne de sırtından vurdum
Özüm, sözüm bir… Kendi içimde boğuldum
Ara sıra zaman olursa birkaç şiir karaladım
Ama en çok da kendi yüreğimi yaraladım
Sevdim diye suçlu oldum bu şehirde
Geceler şahidim, bu sevda kalsın mazide
Gülüşün masumdu, gidişin zalimce
Aşk dediğin şey meğer tek taraflı bilmece
O zamanlar çocuktu küçük yüreğim
Masumca koşardı düşlerin peşinde
Meğer bu kocaman bir ömür dediğin
Bir anda geçermiş seneleri peş peşe
Bir aynaya baktım geçen günlerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!