Ciğerlerimiz yanıyor, duman sarar dağları,
Çığlık çığlığa kavrulur, sessizce çam ağaçları.
Geyik yola indi korkudan, Keklik yuvasız kaldı
Yanıyor ormanlar duyun artık bu feryatları
Ne zaman gözlerimi kapatsam,
Dörtdivan’ın yollarına düşer aklım.
Bir söğüt ağacı hatırlar beni hâlâ,
Gölgesinde uyuduğum yaz günleleri ni
Çobanlık yaparken kurduğum hayallerim
Dörtdivan ayazdı o yıllarda,
Senin yürüdüğün patika hep bahar
Gözlerin sanki dağın gölgesinde doğar
Sen yoksan güneş tenimi yakar
Bayır taşlarında gizli bir duam,
Cuma'nın Huzuru
Mübarek bir günün seheri doğar
Gönüllere rahmet, bereket yağar
Mümin duaya durur ellerini açar
Cuma’nın nuruyla gökten bereket yağar
Dargınım sözlerin yalanına
Dilinde bal olup zehir taşıyanlara
Yüzü gülen, gölgesi karanlık insanlara
Dargınım dost görünüp sırtımdan vuranlara
Bir kırık cam sesi yankılanıyor kulaklarımda
Adını anarken dilimin ucu titrer zamanla
Eski bir şarkı gibi takıldın kaldın hatıramda
Şunu bil ki ilelebet gayrı dargınım sana
Bir gün görmesem deli olurum deli
Üzmesen artık seni seven şu kalbimi
Ettiğin sitemlerin ne zamanı nede yeri
Baharımı kışa çevirme çok seviyorum seni
Köroğlu diyarından bir yol uzanır
Yeşile bürünür sevda ile kuşanır
O güzel havası kalplere şifadır
Gönlümün sultanı Deller Yaylası
Sözlerin, kurşundan da beter…
Yaşattın hep gözyaşı ve keder.
Mateme büründüm, ettin heder…
Sayende oldum derbeder.
Yorgun gönlümde fırtınalar eser
Bir umut arar, bir huzur ister
Sensiz geceler bana olur keder
Dermanım ol ne olursun gel




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!