Ve işte o an gelir sonunda,
Sessizlik içinde, huzurla buluşma.
Bedenin son solukta bıraktığı iz,
Ruhun sonsuzlukta taşıdığı sevda.
Sadece Sen Diye
Geceye devrilen kentin son ışığı sönerken,
Gözlerinin kıyısında filizlenen bir yalnızlığım var benim.
Hiçbir anlatının sığdıramadığı, hiçbir kitabın yazmadığı,
Sadece iki kalbin fısıltısıyla örülen bir hikâyeyiz biz.
(Madımak’a Adanmış Davalar – IX. Şiir)
Gördünüz...
Oteli saran karanlığı,
Ben, sana benzemeyen hiçbir şeyi sevmedim.
Ne rengi güzel olan bir çiçeği,
Ne sözü güzel olan bir kadını,
Ne de yolu güzel olan bir şehri...
Yalnızca senin gibi kokan sokakları sevdim,
Ben, sana benzemeyen hiçbir şeyi sevmedim.
Ne bir kitap kapağını, ne bir sokak lambasını…
Ne geceyi sevdim sensiz,
Ne sabahı gördüm gözlerin yoksa.
Gözlerin…
Biliyorum yorgunsun...
Ben de öyleyim.
Hayat ikimizi de
başka başka yollarla kırdı.
Her bayram arifesinde içime bir sızı düşer,
Kokun sarar gecenin en kuytusunu.
Sanki seninle birlikte kesilmiş gibidir
İçimdeki neşenin kurbanı…
Seni İntihar Ettim
Aşk Kokan Kelimeler Kulübü
Seni intihar ettim,
Bir gece vakti, suskun bir ayın alnında,
Seni neden seveyim?
Sevgi, sabırla yoğrulmuş bir dua ise,
Senin sessizliğin hangi duanın cevabıydı?
Günah işleyenle gözyaşı döken aynı kefede mi?
Seninle göz göze geldiğimde,
Seni neden seveyim?
Yüzün güzel diye mi,
Gözlerinle kandırdığın her adam gibi beni de mi kandırırsın?
Sözlerin tatlı ama,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!