İnsanlar ölmez,
Sadece yolculuk eder ruhlar,
Bir kapı kapanır,
Bin kapı açılır sonsuzlukta.
Cennetti ilk evimiz,
Topraktan yazılmış bir dua gibi duruyorduk,
Adem suskun, Havva ürkek,
Kendi yalnızlığımıza âşık iki kalptik.
Bir elma değdi kelamımıza,
Bir yasak, bir söz, bir bakış...
Ruh, karanlığın en derininden başlar yolculuğuna,
Sessiz, çekingen adımlarla, bilinmeyene doğru.
Karanlık değil, bir bekleyiştir o,
Yeni bir yaşamın kapısında duruş.
Bir an gelir, gece en koyu karanlıkta,
Ruhun ufku aydınlatır usulca, yavaşça.
Sonsuzluk kapısı aralanır o anda,
Ve yeni bir hayat başlar, sessiz, parlak.
Sen benden gittin gideli
kalbimin içinde uzun bir kış başladı.
Ne güneş ısıttı beni
ne de rüzgâr taşıdı adını dudaklarıma.
Ben hep seni aradım…
Dünya durulacak bir mekân değil,
Yorulur kalpler, düşer dizler,
Bir gün ağlarsın göğsünde yalnızlığın,
Bir gün susarsın kalabalığın içinde.
Bir ömür var ardımda,
Rüzgârı bile acıtan günlerimle…
Bir gülüşün bedelini gözyaşıyla ödedim ben,
Bir vedayı kalbimin içine gömdüm sessizce.
Bölüm 11 – Biri Sorsa: Kimdi O?
Biri sorsa,
Kimdi o?
Ne derim, bilemem.
“Bir yabancıydı kalbime evi kuran,” mı?
Yaş kırkı geçti,
Gönülde kaldıracak harman mı kaldı?
Kalp daima tavında sevilir,
Bilmiyorsan, öğrenmeyi dene.
Dalından koparılan güle benzer ayrılıklar,
Kırmızıyla Çizilen Hayat
Gözlerimi açtığımda
tavan benden daha beyazdı.
Işık, kırık bir anı gibi gözlerime çarpıyor,
nerede olduğumu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!