Henüz on yediydi benim yaşım
Ben kalbimden kurşunlanmıştım
Ecel değil düşmandır yani başım
Boğazıma dizildi ekmeğim aşım
İnce belli bardakta çay yudumlar gibiydi hayatın tükenmişliğini içmek...
Sanki dune gore bugün biraz daha yorgunum be anne.
Sanki bugün biraz daha yılgın bitkin ve caresizim anne.
BENİ SEVMENİ SEVDİM
Ben, senin beni sevmeni sevdim
Ansızın üşüyen kalbimi ısıtıp, sarmanı
Yorgun yüreğimi sevginle örtmeni
Omzumdaki yalnızlık yükünü almanı
Bir serçe vuruluyor kanatlarından
Gökyüzünden kan deryası akıyor
Bir annenin kederli gözlerinden irin
Bir anne saçlarından sürükleniyor uluorta
Elleri, etleri, kemikleri lime lime ediliyor
Göğsü, gözü kör bıçakla deşiliyor
Güzel Aze!
Gülüşü devrim yapan Aze..!
Yanağında çiçek çiçek bahar
Dudağında bir mühürdür aşk
Unutulmaz kırlangıç misali...
AŞK
Aşkın ateşine düşmeden, aşkın tadına varamazsınız...
Önce yaraları sarmalı, iyileştirmelisiniz.
Hayatı dilediğince yaşa şeker tadında
Sar kollarını umuda boya yarınlarını
Hüznü, hasreti, özlemi sav başında
Her renkten aşka beze gönül kuşlarını
1-adam
ILık bir rüzgâr saçlarını okşuyor.
Bir keman virötözü gülüşünü öpüyor.
Hüzzam bir fasıl resitalinde adın geçiyor....
Her notada, her tını ve ezgide yine sen....
Sen olmayan hiçbir yer de yokum ben!
Çalmaya görsün kapını aşk
Sihir gibi, pat diye düşer içeri
Olu orta dağıtır yüreğini
Seyre dalarsın bıraktığı eseri
Baştan yazar kaderini
Aşkın dibi.
Zigzaglar çizen bir yolculuktu bu
Siyaha çalan griden bir ezber bozan
Köşeyi dönen!
Düşten…
Üşüten…




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...