Açtım ağzımı yumdum gözümü
Anasına babasına bastım küfrü
Yiğit gitti mertlik bitti
Delikanlılık zalimlerin yüzünde öldü
Meydan çakallarla doldu
Arenada yarışı boğa birinci götürdü
Mevsim hep kavga
Güneşin üşüdüğü bir yerdeyim
Doğmaz ay, parlamaz yıldızlar
Göğün mavi rengine küser kuşlar
Mevsim hep acı, hasret, özlem...
Mevsimlerin
hükmü yok takvimlerde
Mevsim yangın yeri
Yüreğim, çayır çayır
Minik serçem
Varlığına bütün ömrümü adadığım,
Tek bir gülüşüne kurban olduğum,
Yokluğunda zamanın dilinde asıldığım,
Beni senin yokluğunla ıslah etme...
Memleket gibi sevdim
Gençliğim zamanın kolları arasında,
Yaprak döküp, dalından sokarken;
Düşünü kurduğum herşey yitip gidiyor,
Yaşlı bir tenin içinde birer birer...
Üzerindeki giysi gibidir memleket
Bütün özlemini avuçlarına toplayarak
Ruhunu yağmur seline tutturarak akmalı
Parmak uçlarında kar tanelerini eriterek
Yol almalı insan/nefes almalı
Ve bütün ezberleri bozmalı insan
Mutlunun mutluluğunu neden kıskandınız?
O huzur veren cana nasıl kurşun sıktınız?
O uzun mu uzun saçlarından asılmaz mı vicdanınız?
Yanmaz mı hiç taş kesilen yürekleriniz?
Ya o sazın teli gibi içimize işleyen sesi uğuldamaz mı kulaklarınızda?
Sizin sıktığınız kurşun ateşi gibi,
Yeni yıllar takvim sayfasını sayarken
Eski bir yıl daha geride bırakdık.
Hayallere kapılıp hala sürükleniyoruz.
Kırgınlıklarla mechule yol alıyoruz.
Küllenmez közlerin içinde yanıyoruz.
Bir isimsiz şiir gibidir kadınlar;
Ey kadınlar, ne çok inandık, güvendik
Ve: Ne çok önemsedik, özledik…
Hey siz!
Özlenen…
Beklenen…
MAVİNİN KIZI
Ben mavinin kızıyım
kulaç atarım yalnızlığın
dibine dibine




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...