Biliyor musun?
Sen, seni seveni bile öldürürsün;
Çünkü terazinin ölçüsü'nde haksızlık var!
Çünkü sen kolay, çok kolay vaz geçiyorsun.
Ölçüp biçiyorsun, yargısız infaz yapıyorsun.
Sana verilen, değerin, kıymetini bilmiyorsun.
Zindanlar ağır gelir çocuklara efendiler
Duvarlar yıkılır çocukların çığlık sesine
Saç tellerin dağılmış yüzüne güzel kadın
Öfken bin parçaya bölünmüş göğsümde kahrın
Alabildiğine gururlu siluetin gözümde durur
İnsanlığın bir nüshası kalsa bari
Gelecekte çocukları kim koruyacak?
Aklımdan saçmalıklar geçiyor,
Deli deli…
Toplasam çocukları içirsem ölüm iksirini
Ateşten gömlek giydirdiler
derimi etimin üstünde yüzdüler
kemiklerimi bir bir kırdılar
harlı ateşin arasında ben yanmazken
onlar cayır cayır yanıyordu
Ben ölümsüzleşirken
Hey! Çingenem"
Senin icin
Çatal bıçak sesinden
Oynuyor diyorlar
Bu doğru mu?
Abe doğrudur be ya,
ÇOCUKLARIN GÖZLERİ NEDEN HÜZÜNLÜ ?
"Bugün bayram erken kalkın çocuklar..."
Erken kalkalım da, nereye çıkalım?
Beton yığınları arasında kaybolduk efendiler, kaybolduk...
Onca çocuk öldürülürken
onca çocuk gelin edilirken
onca çocuğa taciz
tecavüz edilirken
kutlanan bayramlar
yasa boğar beni
Sert rüzgâr esiyor yüzüne doğru
Karanlık hücrenin bulanır suyu
Habersiz yürürler belaya doğru
Üşüyor çocuklar bir ömür boyu
Bedenler titriyor köprü altında
Çocukluğuma dair
Ne zaman yağmur damlaları cama vursa;
Köyüme, çocukluğuma dair güzel anılar gelir aklıma!
Toprak evimizin damından çiseleyen yağmurun sesi;
İçime tarifsiz, derin bir huzur bırakırdı.
Yarım bırakılan bir gülüşün ardında büyüdüm
Çoştum çoştum umudun yolunu erişemedim
Elzem düşlerin doruklarına çiçekler düzdüm
Koştum koştum çocukluğuma yetişemedim
Baygın, kırılgan bakışların hüznüne karıştım




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...