Doğurma beni anne
Artık doğurma beni anne!
Sen dizlerimi öperdin,
Yüreğim sevgiyle çarpardı.
Yüreğimi taşa çevirdiler anne!
Hüzünlü günüm gecem
Bu derdi kime diyem
Oy anam ben ne edem
Dön dünya dön, yine dön
Akar dereler akar
..... Kan deryasına dönen
insan kıyımı yapılan
bir dünyada sahur vakti...
U/yanın cehalete gömüldüğünüz
o derin uykunuzdan
insanlık sofranızı kurun
Kime el verdiysek kolumuzdan olduk
sevgiyle baktık gözümüze sokuldu ok
yüreğimize ektik sevda çiçekleri
Tebessümü silik yüzümüzün çizgileri
Kurşun sıkıldı, kan akıtıldı oluk oluk
DOSTLUK
Başarıların önünü açan zorluklar gibidir
Dostlukların değeri
Ne zaman karanlığın kollarına düşsek
Bir dostun ışı aydınlatır yolumuzu
Savaşı, kavgayı çıkaran sizler.
Yargılanan, cezalandırılan, ölen bizler.
Zevk-i sefa içinde yaşayan sizler
Çalışan, kıt kanaat geçinen bizler
Düet-Aşkın çilesi/hilesi
Adam
İki dirhem bir çekirdek istemeye geldik
Ağzı var dili yok, marifeti çok mu çok
Dediler; kızımızın elinden gelir her iş, yok yok
Köhne bir dünyanın,
Avare yalnızlıklarına düştüm.
Kendini kırbaçladı yüreğim.
Yırtıldı sevda yüklü gönlüm.
Kanatır gül bahçemin dikenleri
Zalim Tanrılar tanıdım;
Yüreği bir güzeli söyledi
Sevda masalı aşklar süsledi
Özünde varlığını özledi
İsmi, kara sevdalı yazıldı
Bir imge boşluğuna güldü
Göğün rahmine düşmüş bir ressam
Boyasız fırçasız çiziyor allı dünyayı
Alabildiğine hayaller katıyor düşüne
Aralıksız kapıların ardında karanlık




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...