RÜYAMA DÜŞTÜ
Dağıldı gecenin ortasında büyü
Gidişin ansızın rüyama düştü
Sıçradım uykularım bölündü
Bana geleceğin fikri hayaldi
Estetize olmuş yaşamların
çirkin yüzü yansır gecenin karanlığına
acılar ise karışır şehrin kalabalığına
Palyaçonun yüzündeki
boyası gizler gözyaşlarını
acı gerçekler birbiri ardına gizlenir
Seven yürekler pejmürde durur
Dinmeyen acılar kaderde bulunur
hor görme garibi bir seveni olur
Puştun kurşunu derin de vurur
Ressam düşünebilendir
Hayal edilemeyeni tuvale yansıtandır
Kavganın dışında, barışın içindedir
Fırçasını konuşturan, hayranlık uyandırandır
Ressam nedir?
Acılara alıştım
Yokluğuna alışamadım
Hasretine boyun büktüm
Sevgine eğildim
Seni canım diye bildim
Beni gözlerine gömdüm
Nedenini bilmiyorum.
Ama, herkesten de çok
beni anlamandan korkmuştum.
Oysa,
Anlaşılamamaktan şikayet ediyordum.
Neden şair!
Ne çok bizden çaldınız
Ne çok kürtleri harcadınız
Doymadınız, doymayacaksiniz!
Hepimiz kardeş miyiz?
Hepiniz kaleş misiniz?
Bu gece yasa büründü siyahları giyinerek
İçimde büyüyen sevgin çiçek açarken
Gözlerim gülüp etrafa ışık saçarken
Sen bana nasıl elveda diyebildin?
Sensizliği toplarken acıyan yanımla
O, "Anne lütfen ölme!" diye haykırdı
Etrafındaki kalabalığa adeta yalvardı
Yakarışlarına vicdansızlar aldırmadı
Oy kadın, söyle bana nedir senin adın
Cennet anaların ayakları altında kaldı
Öz geçmiş
insan ne zaman kimlik bilgileri olmadan kendilerini tanıtabilirlerse, işte o zaman özgür bir kimliğe kavuşurlar.
Herkes kendisini kimlik bilgileriyle tanıtır, oysa insan, kimlik bilgileri olmadan da tanıtabilir kendisini. Örneğin; insan olma vasfıyla, duruşuyla, davranışıyla, karakteri ve kişiliğiyle de bir kimlik oluşturabilir...




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...