Özü yüzünde durur Tanrıça'dır tüm kadınlar
Güneşin şakağından öptüğü kadınlar
sabahın seherinden önce yol alırlar
kavruk ve çatlamış dudaklarıyla
ıslık çalan yalnızlıkların yanağından öperler
ıslak olsa da gözleri yine yürekten severler...
Dilime yabancı bir türkü gibi doğuyor seher yeli
vaktinden önce hiç rüya görmedim ben daha önce
Belki bir gün bende düşler kurarım sen gelince
ve uzeklıklar yakın olur bana da ey gülce
zamanın akışına bıraktık herşeyi
ateşten gömlek giydirdiler
derimizi etimizin üstünde yüzdüler
kemiklerimizi bir bir kırdılar
harlı ateşin arasında biz yanmazken
onlar cayır cayır yanıyordu alevsiz
biz ölümsüzleşirken
Taşan acılarım gözlerimden akıp giderken,
yüzüme dağılan her tel saçımdan asarak,
sizlere ödeteceğim kederli gençliğimden çaldıklarınızı bir bir...
Acılar dehlizinde yüzdüm
Sevgiliyi yürekte süzdüm
Dertlerimi gönülde büzdüm
Bende arık kendimden taştım
Qesra dilê xwe veke delalê min
Dilê min bi agirê newrozê şewitî
Hezar sal derbas bibin jî ez ji te hez dikim
Ez bi hesinê ku Kawa çêdike xurt dibim
Bi rengên biharê têm cem te
Malbata min, ez ji her zimanî ji te hez dikim
Hayat tek başına sürdürülebilir
Bir hayat değildir
Ne bir karınca
Ne bir koyun
Ne bir kuş
Suskun haykırır acılarım
Kanadı kırık umutlarım
Kelebekler uçtu yurdumda
Kuşlar su içti avucumda
Gül dikeniyle sevilir
ayıkladım acıları
seni beklerim
şaşkın gözlerim
uzun yolları gözlerim
suskun yıllarım




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...