Doğurma beni anne
Artık doğurma beni anne!
Sen dizlerimi öperdin,
Yüreğim sevgiyle çarpardı.
Yüreğimi taşa çevirdiler anne!
Doğan Gün
Kentin ışıkları söndüğü vakit
Canlanır içimdeki sessiz çığlık
Parmak uçlarıyla dokunurum rüzgâra
Yıldızları avuçlarım göğün koynunda
Doğduğun zaman
Yaşam maviye boyandı
Sen doğduğun zaman çocuk
Gökler, denizler uyandı
Sen doğduğun zaman çocuk
Hüzünlü günüm gecem
Bu derdi kime diyem
Oy anam ben ne edem
Dön dünya dön, yine dön
Akar dereler akar
..... Kan deryasına dönen
insan kıyımı yapılan
bir dünyada sahur vakti...
U/yanın cehalete gömüldüğünüz
o derin uykunuzdan
insanlık sofranızı kurun
Ateşten gömlek giydirdiler
derimi etimin üstünde yüzdüler
kemiklerimi bir bir kırdılar
harlı ateşin arasında ben yanmazken
onlar cayır cayır yanıyordu
Ben ölümsüzleşirken
Hey! Çingenem"
Senin icin
Çatal bıçak sesinden
Oynuyor diyorlar
Bu doğru mu?
Abe doğrudur be ya,
Çırılçıplak doğduğumda hiç günahım yoktu
Elbise giydirdiler, her geçen gün günahlarım çoğaldı.
Büyüdükçe, masumiyetimi kirlettiler…
Bedenim için utanılması gereken bir muamele edip günah dediler.
Çıplaklık günahsa, neden insan doğarken ve ölürken çıplaktır?
Sevgi; hayatta ki en güzel duyguysa, neden hep önünde engeller vardır?
Gece karanlığa ıslık çalarken,
Ben bomboş sokakları arşınlıyorum.
Firari uykularım bölünür
Siyah bir yol ayırımı ile…
Griye boyanmış günün
Ağırlığı çökmüş üstüme
Soğuk sular akar Munzur'un dağında
Hocvanın yaylasında çiçekler açmış
Gelincikler baş kaldırmış toprağında
Hocvanın yaylasında çiçekler açmış




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...