Beyazın siyahı bulanık
Kelimelerim derin
Kırmızısı kuyu
İçme içilmez suyu
Giyilmez yalnızlığımın ruhu.
***BİLMEM GEREK***
Seni seviyorum
Diyebilmem için
Önce sende yaşatıldığımı
Bilmem gerek
Bu neyin uykusu böyle gündüz vakti!
İçim geçiyor…
Bağımlıyım…
Alkolik biriyim…
Aşkın sarhoşuyum…
Bu neyin uykusu böyle gündüz vakti!
BEN VE SEN
Hayalimde ben ve sen hece hece
uyku tutmadı yine bu gece
sensizlik saati çınlıyor baş ucumda
dolunay penceremden içeri
girecek kadar yakınımda
Göz bebeklerimdi gözlerin
Yüz çizgilerimde duruyor gözlerin
Işıldıyor yüzüme Gökkuşağı göz rengin
Alaca karanlığı örtüyor ellerin
Ellerin değse, ellerin değse yaşlı yüzüm gençleşse!
Aç gönül kapılarını sonuna kadar
Sana geleceğim Bal gözlüm...
Sırılsıklam aşkınla yıkanıyorum
Sevginle soframı kuruyorum
Hayata karşı tek huzurum
Artık aldırmıyorum
Yüreğimde bin bir soluk…
Kan akıyor oluk oluk!
Doğu(m) da ölüyor çocuk!
Dört bir yanıma düşüyor zehirli ok…
Gel buraya buraya…
Karanlığın ortasında duruyordu barış kokan adam!
Elinde barış bildirgesi dilinde yaşanabilir bir ülke yüreğinde umut güvercinleri uçuşuyordu.
Dört minarenin ayaklarını vurdular, bizi ayaklarımızdan vurdular diyordu.
Az sonra kendisi de başından vuruldu.
Dört minarenin ayakları dibine yığıldı bedeni.
Ne savaşlar ne tarihler gördü ama böyle bir ihaneti görmedi diyordu.
Gözünde büyüttüğün
çoktan küçülmüş
başka gözlerde
sen hala...
aynı görüyorsun onu
ama değmez
Bir bayram daha geldi sensiz
bir bayram daha babam...
Nefesimin tükendiğini hissediyorum bazen
sensizlik ne kadar zor babam...
yüreğime saplanan bir bıçak gibi hayat;




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...