Çırılçıplak doğduğumda hiç günahım yoktu
Elbise giydirdiler, her geçen gün günahlarım çoğaldı.
Büyüdükçe, masumiyetimi kirlettiler…
Bedenim için utanılması gereken bir muamele edip günah dediler.
Çıplaklık günahsa, neden insan doğarken ve ölürken çıplaktır?
Sevgi; hayatta ki en güzel duyguysa, neden hep önünde engeller vardır?
Gece karanlığa ıslık çalarken,
Ben bomboş sokakları arşınlıyorum.
Firari uykularım bölünür
Siyah bir yol ayırımı ile…
Griye boyanmış günün
Ağırlığı çökmüş üstüme
Kalemim susmuş ağlıyor
Bir Müslüman şehrinde kan akıyor
Ölen çocukları yazmak
Hiç içimden gelmiyor
Fosfor bombasıyla Filistin yanıyor
Ölen çocuklar gözümde duruyor
Balaban bakışlı çocuklar gülünce
bir gamzelik rüzgar esince
kulaç atan umutlar büyütünce
barış olur, sevgi ile çoğalırız özgürce
Çocukların üşümediği bir dünya mümkün, yeterki kimse kimseden çalmasın.
Acımasızlığı mahsumiyetin üzerine giydirmek, hiç şık duran bir elbise değildir.
Siz büyükler, neden tüm yoksullukları çocukların omuzlarına yukluyorsunuz?
ıslak gözlerim
çaldığın bir ıslık kadar
değer görmedi
vuslata çeyrek kala
Çık gel baba, çık gel!
Bu mahşeri kalabalığı yırt gel…
Zamanı değil, zamansız bu gidişin.
Gülü dikenine sar gel.
Karanlığı sil gel…
Bir yürek üstü acım var
söksem kanar
sökmesem yürek yanar
küle döner
sol yanımda bir sen var
senden habersiz
Can yarim
Yorgun ve suskun geçti seneler
Bunca zaman dizelere imge
Satırlara cümle
Sevgi oldum bazen yüreklere
Silmeye çalıştım öfkeyi, kini, nefreti
Aldı gitti ne var ne yok
Kalbime sapladı bir ok
Aşkın acısı ne çok
Arıyorum çaresi yok
Henüz taze içimde kanar yarası




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...