Böyle dik durduğuma
Bakıp da sakın aldanma
Bu dik duruşun
Kaç defa yeri gördüğünü
Kaçıncı hüsrandan geri döndüğünü
Kaç kere satılmaya mal olduğunu
Onu kaybedince her şeyden kopuyorsun
Hayallerine bile yabancı oluyorsun
Yaşadığın geçmişten soğuyorsun
Geleceğe artık inanmıyorsun
Kanadı kırık bir garip anka kuşuyum,
Küllerinden yeniden doğan.
Hercai menekşenin aşkına dokunmuşum,
Hararetimle dünyayı yakarım.
Bazı kapılar kapanmaz, insanın içinde sürgün olur
Bazı sevdalar bitmez, sadece yönünü kaybeder
Ben de hatıranın tozunu silmeden
Sessizce çekip gittim o sokaktan
Arkamdan ne bir ses geldi
Sen ne diyorsun
Ben daha ne yapsaydım
Bir boz halıyı aldım korudum
Alladım pulladım emek verdim
Demirin bile büküldüğü o dar geçitteyim
Suskunum başıma gelenlere
Gözlerimin yamacında başladı damlalar
Bir bavul dolusu ihanet
Bu şehre bu mevsimde yağmurlar yağar,
Parlar kurşuni gecenin ay ışığında
Arnavut kaldırımlı Islak sokaklar
Gecenin pervasız vebalinden şikayetçidir
Mısralardan zorla sökülmüş hatıralar
Sabahın ilk ışıklarını sabırsızlıkla bekler
Sonuçta insan bu her şeye yakışır
Güzelliği fark eden onu kazanır
Kafesteki kanarya neyi görse gökyüzü sanır
Vefasıza düşen merhamet arar boşa yalvarır
Saklasam senin sevgini
Şu yaralı yüreğimin en derinlerine
Arsız sarmaşık gibi içimde büyüse
Hiçkimse duymasa bilmese
Duygularım biraz daha netleşse
Feryadımı kırlangıçlar bile hissetmese
Gün doğarken de batarken de güzellikten ödün vermiyor
Güneşin doğuşundaki güzellik sevincinden
Batışındaki duygu derinliği ise asaletindendir
Gün yeni yaşamlara el sallayarak ufukta kaybolurken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!