Bu sevdanın sonu yok menzilimiz kabir
Bakmağa kıyamadık yetiştirdik büyüttük
Daha neler ile karşılaşacağız kim bilir?
Sabah ışığına bakıp böbürlenme
Kasvetli bir akşam vaktinde
Umutlarınla karanlığa kalırsan
Sevdiklerini kör kaderin insafına
Bırakıp sessizce gitmeyesin
Çaresizliklerine çare olmalısın
Dertlerine dermen bulmalısın
Kıyamet kopuyordu sığındık
Ahşap bir balıkçı kulübesine.
Yağmur, lacivert göğün bağrından
Toprağa dökülüyordu bütün ağırlığıyla.
Aynaya baktığında gördüğün çizgiler
Gökteki yıldızların çehrendeki aksidir
Sevenler sevilenler birbir bu yoldan geçtiler
Şu karşı meyhaneden yankılanan nağmeler
Son yolculukta yürekten kopan feryadın sesidir
Yaşanan farklı olaylardan sonra
İnsanın insana yüklediği mana değişiyor
Gerçekte arada pek fark yoktur
Sadece olaylar karşısında bakış farklılaşıyor
Manzaraya hakim olmak istiyorsan tepeden seyredeceksin
Unutma manzarayı izledikten sonra aşağı ineceksin
Aşağı inmek yukarı tırmanmaktan kolaydır
Gülüşünde güneş olsun saçlarında umut
Masumiyet hep senin olsun güzel yüzlü çocuk
Mutluluğu hak ediyorusun ya gerisini unut
Merhamet sevgisiz dünyanın kalbidir
Biz bozkırlarda yeşermenin zorluğunu biliriz
Bu çorak topraklarda,
Taneleri dolmadan kuruyan
Bir başağın bile matemini tutanlardanız.
Mart seven için çok zordur
Erken sevdalara düşmandır
Ümit verir ama acımasızdır
Hançeri ile gönül hanenden vurur
Delidir borandır kardır
Koca çığa küçük bir serçe kanadı sebeptir
Kar özlemle kayar zirvelerden derelere
Serçenin kanadı umut olmuştur kardelenlere
Gün ışına ulaşma özlemi yenilenir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!