Geçen bir rutin günün ardından
Oturup batan güneşe bakarsın
Aslında o batış bir ömrün ta kendisidir
Güneş gider o ömür de biter
Ne kadar çok istek o kadar eksikliktir
Her arzu yeni bir heyecan değil midir?
Yaşadıkça bitmeyen bu istekler
İnsanın ruhunda açtığı gediktir
Ey rüzgar şu tatlı esintinin önünde
Keşke ben olmasaydım savrulan bir yaprak
Oysa garip gönlüm sensiz avaredir
Bozkırda ihmal edilmiş kıraç bir toprak
Ben bir duyguyu haykıramadım
İnce ince çalan bir plak
Bir mekanın ruhunu aydınlatır
Oysa bazı şarkıların yükü ağırdır
Onu sonuna kadar etkin dinleyebilmek için
Karanlık gecede rıhtımda göz göze
Sıcacık ve yumuşacık eller avucunda
Bu alemde bir tek onunla bu halde
Bir ömür boyu baş başa oturulur
Özlenen o ay yüzlü yarin hasretine
Soğuk mevsim muhabbet akşamlarında
İntikamla tatmin hırsın ürünüdür öldürür
İlahi adaletteki huzur her dem güldürür
Umudunu yitiren maşuk yaşarken külliyen ölüdür
Bağrında acısı olmayan mutluluk ise pek yoktur
Sevmiyorsan bile
İlgin varmış gibi davran bana
Ya şimdi çık orta yere konuş
Yada mühürle dudaklarını sus bitsin
Issız hayaller soğuk ve karanlık gecede
Yaralı yüreklere bir çocuk gibi yaslanır
Sonuçta ne kar uslanır nede kırağı
Bir tutam güneşe muhtaç bırakır
Uyuşmuş ellerin titrek arzulu sıcağı
Bir ses etsem bütün büyü bozulacak
Adını anmasam hasret gemisi gitti gidecek
Limandaki sessizlik daha da büyüyecek
Öyle bir çıkmaz ki bu
Mümkün mü giden yılları geri döndürmek?
Öyle kolay değil bunca özleme rağmen yaşamak
Bir fincan çayın buğusunda vuslat aramak
Hatırlamak kolay ama,gecenin yüzü karanlık
Susmuyor beynimde kaynayan davet




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!