Seninle sohbet bir mutlu gün idi bitti
Gözlerindeki hüzne dalmıştım
O güzel gülüşlerin bir anda söndü gitti
Hasret boş bir ütopya mıdır ?
Ulaşamadığını düşündüğün kişiler
Yerlerde sürünüyorlarmış meğer
Suretin kıymeti olmazmış muhteva olmadan
Her şeyin özünde derin bir iz kalırmış manadan
Ben bir gülü bilirim birde papatya
Birde ihtişamıyla tepede duran Orkide
Zerafetin ve ihtirasın gözde çiçeği
Cılız ve uzun gövdeye
Cimrice serpiştirilmiş
Dolgun bir o kadar da koyu
Bahçe kapısının önünden
Akşamları geçerken
Aynı penceredeki yerinden
Sen yine gül bana,
Karlar lapa lapa yağsın
Her yanı karlar kaplasın
Birak böyle kalsın
Sen dosttan da öte birşeysin
Sana olan hayranlığımın önüne
Dostluğumun geçmesini istemem
Bir ömre sığdırdığım hayallerimi
Bir zalim gecede tükettim
Şimdi o ömürlük hayallerimin
Bir umutlu sabahı bile olmayacak
Peki benim duygu dünyam ne olacak?
Dahası hayallerim olmadan ben nasıl yaşayacağım?
Her şeyi kolay kaybetmen
Her bakımdan yıkıcı oldu
Bekle belkide gelecek günler
Beklediğinden da güzel olur
Duygularımızdaki can kırıkları
Döktü ortaya yürekteki derin yarıkları
Adından inledi acıların mühürlü katresi
Sözün erişebildiği o en son sınırdayız
Bu kadar işte bizim şansımız
Bize gelince
Hayatı ortadan ikiye ayırdı zaman
Bilirim bir imtihandır vuslatın gecikmesi,
Hüzünlüdür bahara aldanmış erik ağacının sesi
Yıllardır sadakatle beklerken , içimde büyüyen ihanetin ta kendisi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!