Göklere kondurulmuş yıldızların en güzeli
Yerdeki bütün çiçeklerin en tazesi
Ölümüne sevdamın nadide meyvesi
Sözlerime kulak verip beni dinlemelisin
Ben gökteki yıldızları önüne seriyorum
Sen hâlâ iki kelimenin peşindesin
Şu kısa ömür aslında insafı aramakla geçermiş
Zaten insanı farklı yapan da affettikleriymiş
Sabır için güç gerekir gerçekten seviyorsa insan
Tevazu yeterli olacaktır biraz halden anlıyorsan
Seninle sohbet bir mutlu gün idi bitti
Gözlerindeki hüzne dalmıştım
O güzel gülüşlerin bir anda söndü gitti
Hasret boş bir ütopya mıdır ?
Ulaşamadığını düşündüğün kişiler
Yerlerde sürünüyorlarmış meğer
Suretin kıymeti olmazmış muhteva olmadan
Her şeyin özünde derin bir iz kalırmış manadan
Ben bir gülü bilirim birde papatya
Birde ihtişamıyla tepede duran Orkide
Zerafetin ve ihtirasın gözde çiçeği
Cılız ve uzun gövdeye
Cimrice serpiştirilmiş
Dolgun bir o kadar da koyu
Bahçe kapısının önünden
Akşamları geçerken
Aynı penceredeki yerinden
Sen yine gül bana,
Karlar lapa lapa yağsın
Her yanı karlar kaplasın
Birak böyle kalsın
Sen dosttan da öte birşeysin
Sana olan hayranlığımın önüne
Dostluğumun geçmesini istemem
Bir ömre sığdırdığım hayallerimi
Bir zalim gecede tükettim
Şimdi o ömürlük hayallerimin
Bir umutlu sabahı bile olmayacak
Peki benim duygu dünyam ne olacak?
Dahası hayallerim olmadan ben nasıl yaşayacağım?
Dönde bir geriye bak istersen
Bir sevda uğruna bir ömür geçti
Kavuşmak mahşere kaldı
Kader herkese güzel günler dağıtırken
Banada çile çekmeyi bahşetti
Arafta kalmış gibiyim
Hayat denen o sarp kayalıklara
Daha henüz kondurulmamış
Bir kaç deniz fenerim daha var
Söndürülmemiş yaşam arzularım
Zirvesine ulaşamadığım dağlarım var
Gönlümde kabaran bir çok pişmanlıklar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!