Karışıyor birçok şey bende
Mayısı yaşıyorum nisanda
Günlerim geçiyor hüzzam tadında
Tatlanmadı gecikmiş mayhoş duygularım
İklimler karıştı rüzgarlarım yoğunlaştı
Şimdilerde bir açık bir bulutlu başım
Habersizce çekip gittin ama
Gölgelerin kaldı buralarda
Her adım atışta her mahsun bakışta
Bir damla gözyaşı bıraktın ardında
Bu gönül mü istedi sanırsın
Yüreğime gömdüğüm hatıraları
Ben bir garip bu hayatta biçare
Hadi kalk yerinden ayaklan
Geç boy aynasının karşısına
Giy o yeni yaptırdığın enterileri
Kırklar Meclisinde ateşten köz aldım
Körükledi ateşin canını sert esen rüzgar
Yangın yerine döndü yaralı yüreğim
Şimdiye kadar hiç kimseyi sevemedim
O giden neden gittiğini
Geride kalan garip ise
Özlemin neler yapabildiğini
Her zeminde çok iyi bilir
Onun için sevdanın yükünü
Geride kalıp özlemle kavrulan
Ne zaman sana varsam, yıkılır içimdeki gölgeler,
Sen, içimdeki karanlığa dokunan o ince ışığın
Kendini kolay belli etmeyen mucizesisin.
Rüzgârın gül bahçesinden taşıdığı bir koku
Özendiğin şeye bak
Dibi yosun tutmuş denizlere
Hiç boşuna dönüp bakma
Bir de okyanusların kirlerine talip
Dip balıklarına hele hiç heveslenme
Başını kaldır karlı dağlar bak
Bana alışma demiştim sana
Benim sağım solum hiç belli olmaz
Şimdi burdayım ama yarın ne olurum
bilinmez
Bugün havam yerinde bakarsın birden değişirim
Çok uğraştılar ama eğip bükemediler
Sonuçta ben kazandım onlar kaybettiler
Kararlılıkla direnmeye çalışıyorum
İçimde yarım kalanları artık yok ediyorum
Bu yüzden bazen tutamıyorum kendimi
Gülüyorum işte.
Bu diyardan ne acımasız haramiler geçti
Uzun kaftanlı sakallı dik kafalı
Kafalarından büyüktü kahkahaları
Aç gözlüydüler herşeyi istediler
Aldıklarını da ilahi nedene dayandırdılar
Yazık ki birkaç kırık hatıraydı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!