bütün kumarlara atılan zar olmak geçiyor içimden,
başlayan her kavgada yenilen ilk yumruk olmak.
hücrelerin en demirbaş mahkumluğuna hükümlü
en yürek dağlayan türkülerde acılı soluklar olmak.
bütün tarlalarda diz boyu ekin olmak geçiyor içimden,
al bu beş lirayı
cebimdeki paranın yarısı.
simit aldım demin, yani biraz daha vardı.
bu, ayakkabımın teki yalnızca
işine yaramaz ama sen gene de sakla.
benim için bir daha hiç gerekmeyecek nasılsa.
ucundan tutulmayacak ne kalmıştı,
kocaman bir daire, dört ucu kapalı
bir sen vardın içinde bir de ben.
ikimizde başka boyutlarda
derinliksiz bulutlar gibiydik,
gökyüzündeydik.
gök maviymiş, ay beyazmış, sandal sefası
ikisinin kapı arası
ben seni düşünürmüşüm
elde kalem kağıt, dudakta rakı tadı.
şimdi tam sırası
bak neler anlatacağım dinle
hanginizin içinden geçiyor
birden kapıyı bırakıp, camdan dışarı fırlamak.
siz coşkudan ne anlıyorsunuz
ben ağırbaşlıyım.
bakın bahar geldi diyor takvimler, ne duruyorsunuz.
kulağımıza sesler dolardı
baharı yaşadığımız günler gibiydik
çocuklarımızı izliyorduk pencere önünde
ne güzel ve tertemizlerdi, çiçekler gibi
çirkin ve kirli olan sadece
oynayamadıkları oyunlarının bahçeleriydi.
penceremden bakıp
yavru kargaların çığlıklarını
dinliyorum....
yukarıda gene açılıyor,
bir banyonun musluğu.
bahar dallarında çiçekler her bahar kendilerine açar.
ve erken olmayı yaşarlarken geç kalmayı anlatırlar.
sancılı hüzün gibi günler düşer takvim yapraklarından
neler yazıp, neler anlatacağını şaşırır parmaklar.
anlatsam şimdi anlamazsınız.
her gece uzaklarda çekmek bir örtüyü üstüne
içinde bin rüya ve tarifsiz hayal desenli
her gece uzaklarda dikmek gözlerini
gökyüzü kadar yakın gökyüzündeki resmine
yapayalnız.
yarın;
hiç başınız ağrımasın
uykusuzluktan.
saate hiç aldırmayın,
kaç olursa olsun...
güler yüzle kalkın yataklarınızdan.




-
Nur Tuna
-
Ertuğrul Söyünmez
-
Gülin Su
Tüm YorumlarNe kadar ben...ne kadar yürek...ne kadar yaşam dolu şiirlerinz...yüreğinize kaleminize hayran oldum şiir dostu...yaşanmışlığın her köşesinde duygularınız aksın bir ömür...selam ve saygımla
sen çok seviyorum Cevat çeştepe
şirlerinide
özledim seni geleceğim elini öpmeye
iyiki varsın hocam
...sevdiklerimizden ve okuduğumuz kitaplardan değildi uğradığımız ihanetler...duvarlarımızdaki yaralar sevgisi tutsak olanların ve düşüncesi korkakların ihanetlerinin izdüşümüydü...
....yaşam çizgisinin iki ucu arasında bir merdiven çıkar ya da ineriz...doğuma veya ölüme doğru..etrafımıza ördü ...