sana ne yazayım yürekten geçen
sana ne söyleyeyim bu pencereden
ne yazsam okunuyor, ne desem dinleniyor
çektiğim her çetele, ertesi gün siliniyor
en son tek renk karanfil kalmıştı hücremde
onu da bu sabah alıp götürdüler, ipe çektiler.
su boylarında bir aşağı yürüyorum bir yukarı
savaş baltamı çoktan gömmüşüm toprağa,
tüten, çubuğumun dumanı.
kendi halimdeyim, ayna tutuyorum güneşe,
gözlerinin içine.
hamuru cam kırıklarıyla harmanlı
ince dilimli taze ekmek.
yer sabah kahvaltısı masası
ve takvimlerin ilk günü.
“masanın altında yatıyor ince uzun bir ölü.
bu sabah en erken ben düşeceğim yollara
rastladığım ilk türküye soracağım seni
bir ben mi biliyorum yoksa
akşam olunca karanlığın geleceğini
ve sevdanın derin bir zifir gibi
üstüme çökeceğini.
bu kasatura yaralanmış
ucundan kan damlıyor.
anlat bana dedem,
bak torunun seni dinliyor.
anlat bana açlıktan
kemirilen ağaç kabuklarını.
duydun mu Salvador Dali düşmüş gökyüzünden
mızrak bacaklı filler gibi dört ayak üzerine.
piyanonun tuşlarında dolaşırken iskelet parmaklılar
birde ne görelim;
her susuz parselimde boy vermiş ağaçsız ormanlar.
bu yaz sensiz geçecek,
sular gibi akacak mısın yol başı musluklarından ellerime
yüksek dağlardan ve kimsesiz kaynaklardan çağlamış gibi
buz gibi yüreğime,
ağlamış gibi.
yoksul tarafımı bir kenara bırakalım,
gitsin oynasın başıboş sokaklarda.
ben sana seni nasıl beklediğimi anlatayım
bu sabah bir otobüs durağında.
önce sevdiğin bütün çiçeklerle süsledim
biliyorum bir daha seni hiç göremeyeceğim.
uyku kokmayacak odamın tozlu duvarları
hiç açılmayacak perdelerim.,
gizli bahçemi kilitlemiş,bir paslı kilit.
ve bundan böyle ancak
iskelemden açılmaya kadar yetecek vakit.
deli bir pınarım gözbebeklerinde, çağlıyorum
yosun kokuyor türkülerim.
düşünme şimdi ulaşılacak denizin mavisini
tutalım haydi ellerimizin yosun yeşilini
bir ince söğüt dalı olalım.
bin olalım.




-
Nur Tuna
-
Ertuğrul Söyünmez
-
Gülin Su
Tüm YorumlarNe kadar ben...ne kadar yürek...ne kadar yaşam dolu şiirlerinz...yüreğinize kaleminize hayran oldum şiir dostu...yaşanmışlığın her köşesinde duygularınız aksın bir ömür...selam ve saygımla
sen çok seviyorum Cevat çeştepe
şirlerinide
özledim seni geleceğim elini öpmeye
iyiki varsın hocam
...sevdiklerimizden ve okuduğumuz kitaplardan değildi uğradığımız ihanetler...duvarlarımızdaki yaralar sevgisi tutsak olanların ve düşüncesi korkakların ihanetlerinin izdüşümüydü...
....yaşam çizgisinin iki ucu arasında bir merdiven çıkar ya da ineriz...doğuma veya ölüme doğru..etrafımıza ördü ...