Sevdalarımızın uçsuz-bucaksız bahar bahçeleri
Gün gelir nasıl da gölgesiz çöllerde hayale döner
Ucu zehir dokulu zıpkın alınca Eros okunun yerini
Yıkılmaz denilen köşkler., dumanı tüten enkaza döner
BİR OYUNDUR YAŞAMAK
.
Bir patika gibi önce uzakları, sonra dağları aşıp düze varacaksın
havada bahar kokusu olacak...
Sen bu oyunda, kavuşmalar olacaksın...
Gece bir tül gibi örtecek üstünü, düş içinde çırılçıplak yanacaksın
Yaz mevsiminin en sıcak günlerinde., hele öğle saatlerinde yapacak bir işiniz yoksa ve el-ayak çekilmiş koca bir şehrin orta yerindeki bir park içinde yalnızlığınızla sıkıntılı bir köşe kapmaca içindeyseniz.., şehirdeki bütün renklerin., yaşamınızdaki bütün renkler gibi yükselen nem oranı buharlarının arkasına saklanıp kaybolmasının da tanığı oluyorsunuz demektir...
.,
O gün ben böylesi bir tanıklığa gönüllü değil zorunlu olarak yazdırmıştım ismimi... Kendimce ileri sürdüğüm haklı nedenler., haksız bütün nedenlerimi silip-süpürmüş ve uygunsuz adımlarım beni., şehrin bu ıssız ve kişiliksiz., çok ağaçlı ama hiç gölgesiz parkının tam orta yerine bırakıvermişti...
.,
Tahtasının üzerine, şehirde yaşayan bütün genç aşıkların isimlerini kazıdıkları bir bankına banka oturup ayaklarımı uzattım...
Önümde kümelenmiş çitlenmiş çekirdek kabukları üzerine ayak uçlarımla daireler çizmeye çalıştım., olmadı... Dağıttım., daha kolay oldu...




-
Nur Tuna
-
Ertuğrul Söyünmez
-
Gülin Su
Tüm YorumlarNe kadar ben...ne kadar yürek...ne kadar yaşam dolu şiirlerinz...yüreğinize kaleminize hayran oldum şiir dostu...yaşanmışlığın her köşesinde duygularınız aksın bir ömür...selam ve saygımla
sen çok seviyorum Cevat çeştepe
şirlerinide
özledim seni geleceğim elini öpmeye
iyiki varsın hocam
...sevdiklerimizden ve okuduğumuz kitaplardan değildi uğradığımız ihanetler...duvarlarımızdaki yaralar sevgisi tutsak olanların ve düşüncesi korkakların ihanetlerinin izdüşümüydü...
....yaşam çizgisinin iki ucu arasında bir merdiven çıkar ya da ineriz...doğuma veya ölüme doğru..etrafımıza ördü ...