Geldik bu falda da papatyanın son yaprağına …
Ama ben zaten biliyorum canımın içi
Senin de benim gibi çok sevdiğini .,
memleket türkülerini...
.
(bir doğum günü sabahında)
TREN., DAĞLARIN ARDINA DOĞRU YOL ALIRKEN
Kişiye özel yüzyılımın son çeyreğine bir adım kala
ve çoğul'lardan tekil'lere giderek kısalırken istasyonların arası..
Çocukken., pencereden gördüğüm dağların görülemeyen ardını
TUTUKLU SEVDALARDAN ...
.
Bu mektubu bütün tutuklular adına ., rüzgarın sevda ve telli duvaklı hasret yönünden estiği her mevsimde ., bir güvercinin kanadına saklayarak ya da rengarenk bir uçurtmanın kuyruğunda gönderiyorum...
Üzerine 'görülmüştür' damgası düşmesin diye....
. . .
açılır kapılar ..... ,
su damlacıkları coşkun sel olup dışarı taşar
her bir damlanın ışığı ., kendi içinde saklıdır
fonda yükselen ses ise., bir çocuk şarkısıdır…
böyle yazar umudun el kitabının ilk sayfasında …
. ,
--Cennetin uçurumları
.
Gözlerini gözlerime bırakıp, öyle bir kalkışın var ki masadan
yüreğimin her köşesine gidip-geliyorsun, arkana bakmadan…
Oysa gece boyu bütün demlerini, sevişir gibi yudumladığımız
tadı güneşten de sıcak sabah çayının,
gene bir gün batımındayım dünyanın bilmediğim bir köşesinde...
saçlarım çok yaşamaktan bembeyaz olmuş...
kan durgun akıyor damarlarımdan ama aldırmıyorum
ve bir daha öpmek için uzatıyorum dudağımı.,
elimdeki doldur-boşalttan yorgun kadehe...
. ,
sıfır derece meridyeni titriyor sanki...
önce batıdan çekiliyor bir yana ve doğudan öte yana
yüreğim çıkar gibi yerinden., bir çocuk fırlıyor içimden
başlıyor zamanın saat kulesine tırmanmaya...
/söğüt dalları bir o yana., bir bu yana.../
. ,
geldikleri gibi gittiler...
.
/önce ovalarda dolaştılar., dağlara tırmandılar…/
öyle sinsi adımlarla geldiler ki., daha serttiler ölümden bile
ezdiler kır çiçeklerinin renklerini., karanlık öfke ve küfürlerle…
. ,
Çocukken., pencereden gördüğüm dağların görülemeyen yüzünü
‘en uzak’ sanırdım… Oysa başka uzaklar da varmış…
Tutamadığın eller., bakamadığın gözler., duyamadığın sesler gibi...
Büyüdükçe anladım., gerçekleşemeyeceğini bildiğin hayaller gibi...
. . . ,
--- bir yakamoz düşer gözlerime...
/her yolculukta fazladan bir koltuk vardır bilinmez..,
o koltukta herkes sevdiğini yanında götürür kimseler görmez/
. . .
--- sen bugün ., “yine bu yıl ada sensiz” mi sanıyorsun canımın içi…




-
Nur Tuna
-
Ertuğrul Söyünmez
-
Gülin Su
Tüm YorumlarNe kadar ben...ne kadar yürek...ne kadar yaşam dolu şiirlerinz...yüreğinize kaleminize hayran oldum şiir dostu...yaşanmışlığın her köşesinde duygularınız aksın bir ömür...selam ve saygımla
sen çok seviyorum Cevat çeştepe
şirlerinide
özledim seni geleceğim elini öpmeye
iyiki varsın hocam
...sevdiklerimizden ve okuduğumuz kitaplardan değildi uğradığımız ihanetler...duvarlarımızdaki yaralar sevgisi tutsak olanların ve düşüncesi korkakların ihanetlerinin izdüşümüydü...
....yaşam çizgisinin iki ucu arasında bir merdiven çıkar ya da ineriz...doğuma veya ölüme doğru..etrafımıza ördü ...