Sustu kâinatın nabzı, şimdi konuşma sırası seste!
Yıkılsın statik duvarlar, bu son ve en büyük nefeste!
Bir çığlık kopar karanlığın en derin kaburgasından,
Dünya vazgeçer artık o eski, o uyuşuk uykusundan!
Yalınayak yürür fırtına, basar geçtiği her taşa,
Boyun eğmeyen başlar selam durur bu dik yokuşa!
Kıvılcım sıçrar gözlerden, tuval dar gelir yangına,
Hayat yeniden kurulur sarsılan zamanın bağrına!
Duyun bu gümbürtüyü, bu ayak sesleri tarihin kendisidir,
Kırılan zincirlerin, uyanan o devasa hislerin sesidir!
Gökyüzü dar gelse de bu asi, bu durdurulmaz ruha,
Biz çarpa çarpa büyüdük, teslim olmayız asla siyaha!
Kayıt Tarihi : 19.05.2026 03:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!